Tag Archives: Bilgisayar Mühendisliği

YETKİNLİK, SORUMLULUK VE BAŞARI

29 Oca

 

Gelişen bilişim teknolojilerinin yaygın bir şekilde kullanılmasıyla beraber tüm sektörlerde belirli ihtiyaçlara bilişim çözümleriyle cevap bulma eğilimi artmaktadır. Öyle ki günlük hayatımızın her anına dâhil olmuş bilişim teknolojileri özellikle insan hayatına hitap eden üreticiler ve hizmet sunucular için her geçen gün daha fazla tercih edilmektedir.

Bilişim ürün ve hizmetlerinin gelişmesi, daha fazla tercih edilmesi ve bu konularda yapılan çalışma ve projelerin hızla artması birçok problemi de beraberinde getirmiştir. Bilişim sektöründe ürün veya hizmet üretimi yapan her organizasyon yürütülen işlerin, idare edilen personelin ve tüketilen kaynakların doğru yönetilmesi için her geçen gün yeni yollar denemekte ve ideal yönetim süreçlerini araştırmaktadır.

Bilişim sektöründe ürün ve hizmet üreten veya bilişim ürünü veya hizmeti tedarik eden her organizasyon bu iş ve projelerin yönetimi için farklı yöntemler takip etmektedir. Bu yöntemler organizasyonuna göre bazen belirsiz olup duruma göre değişirken bazı organizasyonlarda da standartlaşmış süreçler olarak karşımıza çıkmaktadır.

Uluslararası olarak tüm dünyada yaygın kullanımı olan ve kabul gören PMI(Project Management Institue) Proje Yönetim Süreci standardı, COBIT(Control Objectives and Related Information Technologies) çerçeve dokümanı ve ITIL(Information Technology Infrastructre Library) bilgi teknolojileri kütüphanesi gibi yayımlar hem organizasyonların bilişim ürün ve hizmet üretim süreçleri hem de ürün ve hizmet tedarik süreçleri için standartlar, hedefler ve ideal süreçler tanımlamaktadır.

COBIT, bir organizasyon için tanımlı kuralların stratejik hedefler doğrultusunda uygulanma kültürü kazanılması anlamında; yönetişim kavramı üzerinde durmakta, yapılan bilişim iş ve projelerinde başarının, tanımladığı hedeflere uyulması durumunda elde edileceğini söylemektedir. COBIT tüm bilgi teknolojileri süreçleri için kontrol hedefi sunarken “APO10 Manage Suppliers” süreciyle de tedarik yönetimi için tedarikçi seçimi, sözleşme süreci yönetimi ve tedarikçinin performansının izlenmesi için kontrol hedefleri tanımlamaktadır. COBIT, “APO10.03 Manage supplier relationships and contracts” yönetim pratiği ile tedarik yönetimi sürecinin başarısını tedarik sürecinde resmi olarak işin kalitesinden sorumlu olacak kişilerin belirlenmesi olarak belirtmektedir. Bu nedenle tüm süreçlerin teknik anlamda yetkinlikle yürütülmesi, incelenmesi, onaylanması ve takip edilmesi için yetkin ve sorumlu kişilerin belirlenmesinin önemi ifade edilmiştir. (1)

ISO/IEC 20000, ITIL 2011 ve PMBOK(PMI Project Management Body of Knowledge) standartları da COBIT gibi tedarikçi seçiminde, sözleşme ve diğer tedarik belgelerinin hazırlanmasını ve sözleşme dâhilindeki tedarik yönetim sürecinde uygulanması gerekli kuralları ifade ederken bu süreçleri işletecek doğru, sorumlu ve yetkin insan kaynağının önemini vurgulamaktadır.(2,3)

PMBOK ise tedarik yönetimi bilgi alanında “Expert Judgment” yani uzman görüşü şeklinde önerdiği araç ile tedarik yönetiminde tedariğe konu olan ürün ve hizmetlerin detaylı dokümante edilmesi, şartnamesinin hazırlanması ve sözleşme sürecinin takibinde teknik detaylar dâhil tüm hususlar için uzman personelin görüşünün ve onayının alınmasının önemli olduğunu ifade etmektedir.(2)

Tedarik yönetim süreçleri öncelikle yürütülen sürecin nasıl yürütüleceğinin planlanmasıyla yani hangi aşamalarda hangi belgelerin ve hangi araçların kullanılacağının belirlenmesiyle başlamalıdır. Tedarik yönetim sürecinin planlanması aşamasında ayrıca sürecin devamında kullanılacak teknik şartname gibi dokümanlar geliştirilir sözleşme tipi seçilir. Teknik şartnamelerin yeteri kadar detaylı ve önemli hususları içerecek şekilde tam ve tutarlı hazırlanması sürecin baştan sona başarılı yürütülmesi için gereklidir. Bu nedenle şartnameyi hazırlayan ya da kontrol eden kişilerin yetkin ve nitelikli olması yapılan işin kaliteli ve sağlıklı yürütülmesi için önemlidir. Şartname dokümanı geliştirme işi dışında tedarikçi seçimi için önemli kriterleri belirleme ve bu kriterlere göre objektif tedarikçi seçimi önemli detaylardandır.

Tedarik yönetim süreci, tarafların sözleşmeyi imzalamasıyla farklı bir boyut kazanırken sözleşme kurallarının takip edilmesi ve şartnamedeki teknik detayların teslimatlarda kontrolü, sürecin başarılı olması için önemli hususlardır. Kontrol ve kabul aşamaları olarak ifade edeceğimiz bu aşamalarda da söz konusu işin teknik özelliklerine uygun yetkinlikte sorumlu bir personelin işin detayları konusunda inceleme yapması ve sahip olduğu sorumluluk ile yerine göre düzeltici ve önleyici önlemleri raporlaması işlerin başarısı açısından önemlidir.

Gerek özel sektörde gerekse kamu kurumlarındaki bilişim proje yönetimi ve tedarik yönetimi süreçlerinin yürütülmesi hususunda bazı sorunlarla karşılaşılmaktadır. Bazen yapılması gerekli işin eksik ve yeteri kadar teknik detay içermeyecek şekilde ifade edilmesi, sürecin maalesef baştan yanlış idare edildiğini göstermektedir. Bu şekilde gereksinimlerin veya şartnamelerin detay içermeden tarif edilmesi hem tedarikçi seçimini hem de sözleşme dâhilinde işin geliştirme ve teslimat sürecini olumsuz etkilemektedir. Planlanmayan ve tarif edilemeyen işlerin takip edilemediği ve sonunda kullanılamayan ürün ve hizmetlerin ortaya çıkması kurum ve firmalar için zaman ve para israfına yol açmaktadır.

Yeteri kadar teknik detay içermeyen veya söz konusu işin sağlıklı yürütülmesi için gereken mühendislik bilgilerinden uzak planlanan süreçler başarısızlıkla sonuçlanmaktadır. Bu nedenle bilgi teknolojileri mühendisliği konusunda eğitim almış ve aldığı eğitimi tecrübe ve uzmanlık konularındaki diğer eğitimlerle tescil edilebilir yetkinliğe dönüştürmüş, sorumluluk alan mühendislerin bilişim projelerindeki başarısı kaçınılmazdır.

Tedarik yönetimi süreci boyutu dışında yapılan araştırmaların gösterdiği gibi yürütülen projelerdeki başarı oranının düşük oluşu(%28-Chaos Report) ve Maliyet ve zaman aşımından kaynaklanan proje başarısızlıkları oranının yüksek oluşu(%74-Gartner Report) bu projelerde uygulanması gerekli standartların ve yetkin mühendislerin önemini anlamımıza yardımcı olmaktadır. (4,5)

Bu nedenle ülkemizde de özellikle bilgi teknolojileri ve ilgili teknolojiler kapsamındaki iş ve projelerin yönetiminde mesleki standardın oluşması ve bilgisayar mühendislerinin yetkin mühendis; eğitimli ve tecrübeli, sorumluluk alan yani imza yetkisine sahip mühendisler olması için Bilgisayar Mühendisleri Odası 2015 yılında yaptığı çalışmalarla bu yolda ilerleme kaydetmiştir.

Sonuç olarak, her sektörde yürütülen bilgi teknolojileri projelerinde başarılı olmak için organizasyon stratejilerinin dikkate alınması, işletilen süreçlerde tecrübelerle meydana gelmiş uluslararası standartların ve en iyi uygulamaların kullanılması ve bu işlemlerin yetkin bilgisayar mühendisleri tarafından yürütülmesi, onaylanması ve izlenmesi önem arz etmektedir. Bu nedenle bilgisayar mühendisliği mesleğinin standartlarının belirlenmesi ve özlük haklarının iyileştirilmesi faaliyetlerinin yanı sıra ilgili kurum ve kamu kaynaklarının verimli yönetilmesi ve zamanın etkin yönetilmesi için yürütülen proje süreçlerinde sorumluluk alabilecek yetkin mühendis kavramının geliştirilmesi ve resmileştirilmesi de önemlidir. Nitelikli Bilgisayar Mühendisliği lisans eğitimini tamamlayan mühendislerin, uzmanlık alanlarında alacağı eğitimler ve edineceği tecrübeyle sahip olacağı imza yetkisi, dâhil olacakları projelerde ve tedarik yönetim süreçlerinde onların teknik olarak doğru ve tutarlı karar vermelerini sağlayacak böylece yürütülen projeler ve tedarik yönetimi süreçleri başarılı olacaktır.

Emre Alıç, PMP

Proje Yöneticisi

Orman ve Su İşleri Bakanlığı

Kaynaklar:

  1. IT Governance Institute: Cobit 5, IT Governance Institute, United States of America(2012).
  2. Project Management Institute: PMBOK5 A guide to the project management body of knowledge, Project Management Institute Newtown Square, Pennsylvania, USA (2013).
  3. ITIL 2011, TheOffice of Government Commerce (OGC) UK Government (2011)
  4. Dominguez, J.: The Curious Case of the CHAOS Report 2009. http://www.projectsmart.co.uk/the-curious-case-of-the-chaos-report-2009.php (2009)
  5. Karl E.Wiegers, “Know your enemy: Software Risk Management”
Reklamlar

Bilgi Teknolojisi, Bilgisayar Mühendisliği ve Diğer Meslek Dalları

10 Eki

Son yıllarda ülkemizde gelişen teknolojik olaylardan sonra son 50 yıla damgasını vuran bilgisayar ve bilgisayar teknolojileri hayatımızın ayrılmaz parçası oldu.
Bundan 50 yıl öncesine kadar dijital hiçbir faaliyeti olmayan akıllı makinelerin bugün hayatımızın girmediği alanı yok gibi. İnsanoğlunun ilk bilgisayar ile başlayan elektronik bir cihazı işlerini kolaylaştırmak için kullanma çabası bugün her alanda en son noktasına kadar kendini gösteriyor ve daha ilerisi için umut vaat ediyor. Önce devlet karar kademelerinde daha sonra kurumsal kurumlarda çok önemli ve çok büyük işlerde kullanılan bilgisayarlar 80’lerin ortalarında kişisel bilgisayarlara ve her alana yaygınlaşabilecek kullanım kolaylığına sahip makinelere dönüşmeye başladı.
90’lar ve yaygınlaşan network alt yapısı bilginin paylaşmasını artırdı. Bilginin paylaşılması ihtiyaçların teknoloji ile çözülmesi anlamına geliyordu. Bu noktada uç kullanıcılar teknoloji ile daha fazla iç içe kaldı ve beklentileri onlara ürün ve hizmet olarak dönmeye başladı. Bu aynı zamanda Bilgi Teknolojileri Sektörünün de doğması anlamına geliyordu.
Önce kendini geliştirerek kendisi için zaman ve para harcayan kitleleri memnun eden Bilgisayar teknolojisi ileri seviye gelişmişliği ve internet denen ağların ağıyla; artık Teknoloji için insan mantığından, İnsan için teknoloji mantığına geçmeye çalışıyordu.
Bilgi ve Bilgiyi işleme teknolojileri öncelikle geliştirilen yazılımlar ve yazılımları destekleyen daha zeki donanımlarla insanların en çok ihtiyaç duyduğu Tıp sektörüne destek oldu. Geliştirilen yazılımlar eski verileri kullanabiliyor, anlık verileri daha çabuk anlamlandırabiliyor ve belirli kuramlara göre elde edilen görüntüleri yorumlayabiliyordu. En son olarak da diğer bilim dallarıyla birlikte çalışan bilgisayar teknolojileri bunların hepsini yapabilen nano teknolojik ürünler olarak insan vücudunun içinde yer alabiliyor.
İnsanların etkileşim içinde yaşadığı anları önem sırasına koyduğumuzda bunların başında şüphesiz ticaret gelecektir, özellikle günümüzün küreselleşen dünyasında pazarların ve ekonomik faaliyetlerin sınır tanımaması finans ilişkilerinin karmaşıklığını, erişebilirliğini ve yorumlanması sorunlarını beraberinde getirmektedir. Burada en basitinden finansal işlemleri bir insan beyninden daha çabuk yapabilen ve bunları istediğiniz şekilde istediğiniz süre saklayabilen sistemler ilk ihtiyacı karşıladı. Teknolojik destekle büyüyen finans sektörü bir anda teknolojiyi kendi dinamiği olarak benimsedi. Öyle ki teknolojik üstünlük finansal markaların rekabet gücü olmaya başladı. Bilginin Güvenliği, Sağlamlığı ve bütünlüğü her zaman sorun olsa da teknolojinin gelişimini destekleyen en büyük sektörlerden biri de şüphesiz Finans sektörü oldu. İnternet ile uç kullanıcı ile buluşması gereken bu sektör bu sayede teknoloji ile insanları buluşturan her köşe başında bir bilgisayarla insanlara hizmet eden ve bu sayede insanlara belki de bilgisayarı ilk sevdiren sektör oldu. Kendi içindeki teknolojik alt yapı ve gerekesinimlerini kendi standartlarıyla kontrol etmesini bilen bu sektör özellikle ülkemizde ileri yasal denetlemeler ve Cobit gibi kabul edilmiş standartlarla teknoloji ile büyümeye devam ediyor. Finans sektörüne ait tüm bu düşüncelerin önemi ve bir ülkenin ekonomik alt yapısının önemi bizi ileri teknolojik yatırımlarla büyüyen bir finans sektörü gerçeğine götürür.
Bilgi Teknolojileri kendi gelişimi için kitleleri yavaş yavaş eğitirken, eğitim sektörünün bir çok ihtiyacına çare olmuş, ileri teknolojik yazılım ve donanımlarla eğitim camiasında fertlerin interaktif bir şekilde bilgiye ulaşmasını sağlamıştır. Günümüzde devletler seviyesinde teknolojik eğitim yatırımları önem kazanmıştır. Bugün de ülkemizde Fatih projesi ile akıllı tahtalarla donatılan okullarda tablet pc’lerle öğrencilerin eğitim alması öngörülmektedir.
İnsanoğlunun ilk zamanlardan beri merakı ve çabası olan ulaşım konusunda da bilgi teknolojileri insanlara maksimum faydayı sağlamıştır. GPS uydularıyla insanlar dünya üzerinde nerede olduklarını görebilmişler. Uydu ve diğer elektronik cihazlardan alınan verileri akıllı bir şekilde yorumlayan yazılım ve donanımlarla zeki ulaşım araçları tasarlamışlardır. Sensörlü araçlar, kendini park eden araçlar, otomatik denge sağlayan araçlar gündelik yaşantımızdan bu konuya örnek gösterilebilir.
Sanayi devriminden sonra sanayi sektörünün en büyük ivme sağladığı düşünülen zaman periyodu milenyum olarak da adlandırılan bilgi çağı olmuştur. Makineler kendilerine yüklenen programlarla akıllı öğrenmeler gerçekleştirmiş, üretimler otomatize olmuş ve sıfır hata ile verimli üretimler gerçekleştirilmiştir.Minumum sayıda insan emeği,maksimum teknolojik yatırımla çalışan fabrikalar artmış kalite ve güven sağlanmıştır.
Yaşamın her alanında teknoloji ile kuşatılmış insan internet ağının da genişlemesi ile en son yapabileceği insanlar arası ilişkileri sanal ortama taşıma işini de bilgi teknolojileri ile yapmaktadır. Sosyolojik kısıtlar ve sorunlar insanları bu sanal dünyaya çekmiş, kendini ifade edebileceği sınırsız bu dünyada kendisini anlatmaya başlamıştır. Günümüzde facebook, twitter gibi sosyal ağ sitelerinde insanlar kendileri ve hayatlarındaki her şeyi paylaşarak bazen günlük gerçek hayatlarını hiç durmayan bir dünyada devam ettiriyor bazen de gerçeğinden tamamen farklı bir anlatımla sahip olmak istediği hayatı internet denen dünyada yaşatıyor. Bu kişisel sanal hayatın bir de bedeli olduğundan bu konuda bazı sorumlulukları da hatırlamak gerekiyor.
Tüm bu gelişmelerin yanı sıra genç bir sektör olan Bilgi Teknolojileri sektörünün en zayıf olduğu konu Hukuk olarak görülmektedir. Çoğu ürünü sanal ve yoruma çok açık olan bu sektörde henüz oyunun kuralları net çizilememiş hiçbir zaman yeterince sağlam hukuki alt yapı hazırlanamamıştır. Bu konudaki sorunlar hep kanaatlere bırakılmış, ihtiyaçların çözümünün çok zaman alacağı belirtilmiştir. Bu noktada günümüz Bilgisayar Bilimcilerinin Hukukçularla değişik platformlarda bir araya gelerek bu boşluğu doldurmalarına ihtiyaç vardır.
Bu işlerin çoğunu yapan Bilgi Teknolojileri çalışanları dünyada IT Çalışanları diye adlandırılıyor. Bu alanda ülkemizde de en çok bilinen meslek Bilgisayar Mühendisliği. Tabi ki bu tüm mühendisler yukarda anlatmaya çalıştığımız işleri yapmaya çalışmıyor. Kendi içinde Yazılım Mühendisliği, Donanım Mühendisliği, Sistem Mühendisliği ve Network Mühendisliği olarak ana gruplara ayrılan bu meslek son yıllarda sadece teknik konulara bağlı kalmayıp yukarda anlattığımız konularla da bağlantılı kalmak için Sosyal Bilgisayar Mühendisliği kavramını da ortaya atmıştır. Bir iş ihtiyacı için ne kadar fazla teknolojik cevap bulabilirizin sonucu iş tarafı baskın mühendisler kavramını ortaya çıkarmıştır. Yüksek lisanlarla desteklenen bu ilişkiler günümüz iş dünyasında kendini göstermektedir. Endüstri Mühendisliği bu ilişki ihtiyacından ortaya çıkmıştır.
Ben de Lisans yıllarımda sırasıyla donanım, sistem ve yazılım konularıyla ilgilensem de son olarak Bilgi Teknolojileri Süreçlerinin Geliştirilmesi ve Yönetilmesi konusuyla ilgileniyorum. Buradaki amacım Bilgi Teknolojilerinin kendinden istenen ihtiyaçlara maksimum fayda sağlaması ve doğru çalışması. Bu işe biz BPM ( Business Process Management) diyoruz yani İş Süreçleri Yönetimi.Bu iş için çeşitli uygulamalarda kullanıyoruz. Süreçlerin verimliliği ve daha çok insan memnuniyeti için çalışıyoruz.Tam olarak yapmaya çalıştığımız var olan teknolojiyi iyi kullanmak ve gereken teknolojiyi sağlamak. Biz bu işlerde Süreç Zekası kavramını hayatımıza yerleştirirsek tahmin ediyoruz ki bütün insanlar yakın gelecekte hayatlarının her anında teknolojiden olumlu yönde fayda sağlayacaktır.
Emre ALIÇ
10.10.2011