Tag Archives: emre alıç

Agile(Çevik) Olmanın Öncesi ve Ötesi

7 May

30 Yıldan fazla geçmişi 20 yıllık şöhreti ve 10 Yıldır da herkesin gözdesi olmayı başarmış bir kavram Agile yani Çeviklik. Aslına bakarsanız güneşin doğduğu topraklarda yazılıyor bu hikayenin özü. Toyota Üretim Sistemi kurmak için en iyisini yapmaya çalışıyor, israfı ve hatayı önlemeye ve de KAIZEN ile sürekli iyileştirmeye başlıyor bundan neredeyse 60-70 yıl önce. Batı geliyor bunu alıyor herkesin benimseyeceği bir hale LEAN yani YALIN isminde bir tanımlamaya sığdırıyor. Üretimde bu yaklaşımlar yıllar yılı hem kullanılıyor hem geliştiriliyor. Kısıtlar teorisi, KANBAN ,kartlarla durum takibi, POKE YOKE derken. Üretim 5S, Toplam Kalite Yönetimi gibi teknikler uygulayıp kendini çok iyi yerlere getiriyor. Teknolojinin gelişimi ile bugün Endüstri 4.0 konuşulurken aslında süreçler ve sistemler bu mantıkla tasarlanmaya ve iyileştirilmeye devam ediyor.

Peki üretim sürecindeki gibi bir süreç olan proje yönetim sürecinde de kaynak kısıtları varsa, hız önemliyse, kuyrukta bekleme olmamalı diyorsak ve hepsinden de önemlisi ne yapabileceğimizi bilerek ya da yaptığımızın olup olmadığını bilerek hareket etmemiz bizi başarılı yapacaksa üretimin başardığını projelerde de başarabilir miyiz? Bu sorunun cevabına EVET diyenler bir çok fikir attılar ortaya ve sonrasında da bu fikri ortaya atanlar bir araya gelip bunun genel adına Agile dediler. Esinlendikleri üretimden çok fazla esinlendiler ama kendi gerçeklerini göz önüne alarak farklı prensipler de belirlediler. Üretim sürecindeki talimatlardan ziyade ekip içi iletişimin önemli olduğunu, sözleşme maddelerinden ziyade müşterinin beklentilerinin önemli olduğu bir yapı önerdiler. Üst kavramlarda anlaşsalar da onlarca çevik uygulayıcısı kendi pratiklerini yazdı. Çoğu da şirketleşti, kendi kitaplarını, kendi sertifika sınavlarını üretti ve bu konuyu ayrı bir ticarete dönüştürdü. Burada durup düşünmemiz gereken bir şey var. Agile yapılır mı? olunur mu? cevap basit Agile olunur çünkü agile bir felsefe, agile bir kültür agile bir uygulama çerçevesi. Agile’a bizi üretilen farklı yaklaşımlar yakınlaştırmalı diyoruz ama her geçen gün bu yaklaşımların bizi farklı yerlere götürdüğünü de görüyoruz. O nedenle önemli olan agile felsefesini anlamak, benimsemek ve uygulayabilmek. Uygulamada kurallar olabilir ama felsefenin çerçevesini değiştirmeden bu kuralların uygulanması önemli.

Burada da en önemli görev projelerin yürütüldüğü organizasyonların yöneticilerinde. Bu değişim ve dönüşümü başlatmak hiç kolay değil. Önce yöneticilerin kendisi agile olmalı ki biz onlara hizmetkar lider demişiz. Kendi kendini yöneten ekipleri motive eden ve onların sorunlarını çözen yöneticiler. Talimat veren veya kontrol eden değil. Ekip’in tabi ki bir düzeni olacak, tekrarlı döngülerinde neler yapacağını planladığı. Bu planlamada ve yolda ona yardımcı olacak, öncelikleri belirleyen ve son karar veren yetkili bir iş birimi sorumlusu çok önemli. Hız ve kalite ne kadar önemliyse ekip içi görüşmeler de o kadar sık ve kolay olmalı. Aynı yerde çalışmalar, her gün aynı yerde aynı saatte yapılan görüşmeler. Her tekrarlı döngü sonunda yapılanların gözden geçirilmesi ve deneysel olan bu sürecin gerektiğinde başa dönmesi de önemli. Ekibin bir durup düşüneceği kendini sorgulayıp daha iyisini arayacağı görüşmeler de olmalı. Bütün bu yapılması gerekenler için bir süre sınırı olması her günümüz her anımız toplantı olmaması için çok önemli. Felsefemiz iletişim, sık sık yapılanı konuşma ve çözüm odaklı olma iken tüm bu kurallar da bunu yapabilmemize imkan sağlayacak ama büyük olmayan bir ekiple. Bunu yapabilen ve başarabilen proje ekipleri var ama projelerinin yapısı, şirketleri, proje ekip üyeleri ve diğer tüm koşulları onlar için bir avantaj diye düşünüyoruz. Agile olmaya çalışanlar ya da agile olduğunu sanıp agile yapanlar hatta agile kurallarını geleneksel süreçlerde uygulayanlarda var. Bu onların eksikliği değil. Bu onların mecburiyeti. O nedenle Hibrit konuşuyoruz hatta Blended yani Harmanlanmış Yaklaşımlar konuşuyoruz. Her zaman hedefe giden birden fazla doğru yol vardır. Hedefe giderken yolda gidiş tarzınız da değişebilir. Hibrit ve Harman Yaklaşımlar bunu ifade eder. Başka bir deyişle gerektiğinde gerekeni yapmaktadır doğrusunu yapmak.

Proje dünyası bunları kendi içinde yaşarken hızını alamayan uygulayıcılar çoktan Organizasyonel Çeviklik ve İş Çevikliği söylemlerini yaygınlaştırdılar yani sadece bir projede değil diğer tüm iş birimi çalışmalarında aynı felsefe verim, hız ve kalite getirecek dendi ve denendi. Bunun da güzel uygulandığı şirketler oldu. Çünkü işin sırrı değişimi ve dönüşümü başarmak. İletişimi geliştirmekle başladılar çalışmalara daha kısa döngülerle planlama yapıp, sonuçları yani olası başarısızlıkları erken fark ettiler. Bu da işin en önemli parçası olan değişime adaptasyonu sağladı. Kimi zaman öncelik kimi zaman talep değişti, kimi zaman da devir değişti. Onlar da bu değişime ayak uydurarak iş yaptıkları ölçüde başarılı oldular. Herkes bunu başarabilir mi? diye sorarsanız bence EVET. Çünkü bu anlatılanlar insanlarla ilgili, bizim yaşadığımız sorunlarla ilgili. Temelinde yine bizden çok önemli kilit konular var. İletişim, iş birliği, ekip olma, güven, hız, kalite ve memnuniyet. Bunlar uygulanırsa başarı da elde edilir.

Uzun lafın kısası 100 yıldan fazla geçmişi olan modern proje yönetiminin 30 yıllık çevik yaklaşımlarla mücadelesi her geçen gün farklı değişikliklerle bizi şaşırtan dünyada beklendiği gibi çevik yaklaşımların galibiyetiyle devam ediyor. Fakat bu iki kavramı bir birine rakip görmemiz gerektiğini de bildiğimiz için bu yenilgiyi resmileştirmeden yapabileceğimiz en iyi şey projesine hatta projenin içinde sürecine uygun geleneksel, çevik, hibrit ve harman yaklaşımı uygulamak olacaktır. Çünkü çevik yaklaşımların cevap vermeye uğraşmadığı bir çok sektördeki uygulamalara sahip olduğumuz geleneksel kaynaklar cevap verebiliyor. Bu nedenle gelecek, geçmişine hakim, geleceğe hazır, bugünün değişimini yönetecek kadar tüm yönetim yaklaşımlarını bilerek uygulayanların olacaktır.

2019 Yılı Sonbahar Dönemi İlk Eğitimlerimiz

16 Ağu

Proje Yönetimi ve PMP Sınavına Hazırlık Eğitimi, Program Yönetimi Eğitimi ve Agile Proje Yönetimi Eğitimlerimizin Sonbahar ayındaki ilk eğitim tarihleri belirli oldu.

KAİD Bir PMI REP kuruluşudur.

Detaylı Bilgi ve Kayıt için: info@kaid.com.tr

KAİD Web Sitesi: www.kaid.com.tr

Kargo Kültü

16 Ağu

Kamu Kurumlarında da sık karşılaştığımız “Yapılan işlerin yüzeysellikle Anlamadan, Kavramadan, Neden Yapıldığı Bilinmeden Yapıldığında İyi Olacağı Düşünülen İnanca” “Kargo Kültü” Diyoruz!

Nedir Bu Kargo Kültü:

İkinci Dünya Savaşı sırasında Güney Pasifik’te daha önce kimsenin uğramamış olduğu ve yerlilerin yaşadığı bir kaç ada stratejik önem kazanmaya başlıyor. Japonya ve ABD uçakları yakıt ikmali yapmak için bu adalarda üsler kuruyorlar ve teknoloji ile alakası olmayan yerliler bir anda medeniyet ile tanışıyor.

Adalara sık sık askerlere takviye için kargo uçakları iniyor ve uçaklar; giysi ve konserve gibi temel ihtiyaç malzemeleri getiriyorlar. Elbette bu ürünlerden yerlilere de dağıtılıyor.

Savaşın bitmesinin ardından da herkes pılını pırtını toplayarak adaları bir başına bırakıyor. Yerliler ise batılıların tekrar gelip ürün dağıtlamaları için çok ilginç bir yönteme başvuruyorlar.

Bambulardan uçak modelleri ve kontol kuleleri yapıp yerlere uçuş pistlerini anımsatan yollar çizip ateşle aydınlatıyorlar. Hatta kule görevlisi ile uçuş görevlileri gibi davranıp uçakların inmesini bekliyorlar.

Kargo kültü terimi de buradan doğmuş. Anlamına gelecek olursak; bir süreci anlayamadığımız ya da kavrayamadığımız taktirde, yüzeysel görünümünü taklit ederek aynı işlev ve fonksiyonda çalışmasını ummak diyebiliriz.

Kaynak: https://www.yirmilerim.com/kargo-kultu-nedir/

I, T, Pi ve Tarak Tipi Çalışanlar

16 Ağu

Çalışanlardan beklenenler zamanla çok değişti. Eskiden I tipi dediğimiz tek bir konuda dikey uzmanlık aranırken, bu zamanla yerini T tipi yani yatayda da bazı konuları bilmesi istendi. Fakat bu da yetersiz olunca en az iki konuda yetkinlik arayışıyla Pi Tipi Söz konusu oldu.

Şimdi de değişen dinamik ortam ile artık Tarak Tipi yani hem çoklu uzmanlığa sahip olmak hem de diğer ilgili yatay disiplinleri bilmek aranan gerekli özellik oldu.

Siz Hala BTK Akademi’yi Keşfetmediniz mi?

16 Ağu

Siz hala #BTKAkademi‘yi keşfetmediniz mi? #ProjeYönetimi eğitimiyle ben de #BTKAkademideyim

btkakademi.gov.tr

BTK Akademi özellikle sorumluluk alanındaki haberleşme ve bilişim alanındaki benzersiz eğitimleri bu portal üzerinden üyelerine ücretsiz sunmaya başladı. Üstelik bazı eğitimlerde online sınavlar yaparak sertifika alma imkanınız var. Açıkcası ben özellikle BTK personelinin hazırladığı yetkilendirme süreci, KEP ve Siber Güvenlik Eğitimlerini çok beğendim. Herkese öneririm.

 

 

Yerli PICKAT Geliştirme Kartı

25 Eyl
thumbnail_pickat-development-boardBenim de vakit bulduğumda inceleyerek eğitimlerimde hobi amaçlı uygulamayı düşündüğüm elektronik devre programla konusunda yerli bir ürün üreten bir girişimciden aşağıdaki metni içeren mail aldım. MATLAB konusunda bana hala soru geldiğini gördüğüm ve ilgilenenlerin kolay ulaşmasını sağlamak için bu bilgiyi paylaşmak istedim.
“PICKAT Geliştirme Kartı, Hobi elektroniği, öğrenciler, akademik çalışmalar ve endüstriyel prototiplemeler için Microchip PIC tabanlı Arduino ve Rasperry pi shield uyumlu geliştirme kartıdır.
 
Proje geliştirmede PicKat ile bütün PIC derleyiciler kullanılabilir. Aynı zamanda Matlab için örnek kodu aşağıdaki linkten indirebilirsiniz. Örnek Matlab fonksiyon ve C# konsol uygulaması kodları bu linkte mevcuttur. Bu kod parçaları ile PicKat üzerindeki test ledlerini veya çıkış pinlerine bağlayacağınız röle kartları ile başka cihazları çalıştırabilirsiniz:
Daha fazla bilgi için: https://www.pickat.org  
IDE Web Sitesi: http://pickatide.com/
pickatpickat-ide-pickatide (1)

BTK PYO – Kamu için Örnek Proje Yönetim Ofisi

3 Oca

2017 Yılında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunda yürüttüğümüz Proje Yönetim Ofisi çalışmalarımızı, Başarılı Proje Yöneticilerine Teşekkür Belgesi ve Eğitim Katılımcılarına Katılım Sertifikası Takdim Töreni ile taçlandırdık.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu – BTK Ailesine ve bu çalışmaları destekleyen Kurum Başkanımız Sayın Ömer Fatih Sayan’a Teşekkür Ediyorum.

BTK Proje Yönetim Ofisi olarak, BTK’ya özel Proje Yönetim Metodolojisi oluşturduk ve Yıllık Master Proje Planlamasıyla Portföy Yönetim Süreci yapılandırıp izleme ve kontrol süreçlerini işlettik. Bu süreçte haftalık düzenli takip ve raporlamayla projelerin başarılı olması için çabaladık. Detaylarını daha sonra paylaşacağım bu süreç, bence Kamunun gerçeklerine, mevzuatına ve ihtiyaçlarına uygun güzel bir çözüm oldu.

Proje Yönetimi Eğitimleri

2 Oca

KAİDDeğişen ve gelişen Dünyanın hızını yakalamak artık tüm organizasyonların öncelikli hedefi olmuş durumda. Organizasyonlar iş süreçlerini, yapılanmasını ve stratejilerini bu doğrultuda sürekli gözden geçirme ve iyileştirme çabasındalar. Gelişen teknolojiyi kullanmamak veya verimliliği planlamaya dahil etmemek, organizasyonları ya zarara ya da hedeflerin uzaklaştığı uzun süreçlere sürüklüyor. Bunun tersine değişen tüm koşullara adapte olan, kendini geliştiren, yenileyen ve planlı olarak hareket eden organizasyonlar ise tüm olumsuzluklara direnç göstererek ilerlemesini sürdürüyor. Organizasyonların bu yoldaki en büyük avantajı, gelişimi destekleyen yöneticileri ve bu çalışmalara destek veren personeli olarak görünüyor. Fakat bu süreç biraz zorlu olduğu için organizasyonlar dışarıdan da destek almak zorunda kalıyor.

Organizasyonların değişim dönüşüm süreçlerine dışarıdan destek olacak şirketlerin de kabiliyeti ve tecrübesi bu çalışmaların en büyük başarı faktörü. Tam bu noktada şirketimiz KAİD ( http://www.kaid.com.tr ) bir organizasyonun bu süreçte ihtiyaç duyacağı tüm danışmanlık ve eğitim hizmetleri için gelişimin öncüsü yöneticiler ve personelin yanında yer alıyor. KAİD, organizasyonların gelişiminde üstleneceği rol gereği, isminin anlamı olan “Liderlik” vasfını, tüm yönleriyle hizmet verdiği yapılara ve insanlara aktaracak nitelikte, yetkinlikte ve tecrübede Danışman ve Eğitmen kadrosuna sahip. Uzun yıllar özel sektörde ve kamuda çalışmış tecrübeli profesyonellerden oluşan danışmanları ve eğitmenleriyle bilişim ve yönetim stratejileri konularında danışmanlık ve eğitim hizmetleri veriyor.

Organizasyonların omurgası olan proje yönetimi konusunda uluslararası Proje Yönetimi Standartlarının uygulanması organizasyonların başarısı için çok önemli. Proje Yönetim süreçlerinin organizasyonlarda uygulanması ise bu süreçlere hakim olan profesyoneller sayesinde mümkün oluyor. Bu nedenle KAİD tarafından benim eğitmenliğimde gerçekleşecek bu eğitim büyük ve zor hedefleri olan organizasyonlar için çok önemli.

Yeni Bir Sayfa Açıyorum: KAİD!

27 Ara

WhatsApp Image 2017-12-27 at 16.00.39Zaman hızlı akıyor…

İlk olarak Yazılım Geliştirici olarak çalışma hayatıma başladım. Muhteşem bir heyecanla Mobil, Web ve Masaüstü uygulamalar geliştirdim, yayına aldım, destek verdim, anlattım, dinledim, geliştirdim. Daha büyük kurumsal şirketlerde İş Süreci Yazılımları geliştirdim, geliştiren ekipleri, yazılım geliştiricileri yönettim. İlk çalıştığım şirkette küçük çapta da olsa yöneticilik yaptım. Sonra daha da büyük kurumlarda çalıştım, IT Süreçleri geliştirdim, yönettim, Projeler Yönettim, Proje Yönetim Ofisleri yönettim, eğitimler verdim. En son Kamu kurumlarına geldim. Dinledim, anladım, anlattım, uyguladım, Proje Yönetim Ofisleri kurdum. Şimdi artık zamanı geldi.10 yıldan sonra tüm tecrübemi daha fazla kuruma, şirkete ve kişiye ulaştırabileceğim moda geçmeye. İşte tam bu noktada artık KAİD var. Proje Yönetimi başta olmak üzere tüm Eğitim ve Danışmanlık çözümleri için hizmetinizde. Bilginize.

http://www.kaid.com.tr

PMI Türkiye – Proje Yönetim Dünyası Dergisi Röportajım

16 Ara

Merhabalar, öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? 

Kocaeli Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümü mezunuyum. Aynı zamanda Anadolu Üniversitesi İşletme bölümünü de tamamladım ve halen Kocaeli Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Ana Bilim Dalında Master seviyesinde Proje Yönetimiyle ilgili akademik çalışmalara devam ediyorum. İstanbul’da Türkiye Finans Katılım Bankası ve Aktif Yatırım Bankasında Proje Yöneticiliği ve Proje Yönetim Ofisi Yöneticiliği görevleri sonrası Ankara’da, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nda Proje Yönetim Ofisinde Proje Yönetim Sorumlusu olarak çalıştım. Halen bazı Kamu Kurumlarına ve şirketlere Proje Portföy Yönetişimi Danışmanı olarak destek veriyorum. Sinemayı ve gezmeyi çok severim tabi zamanım oldukça yapabildiğimi de söylemem gerek. Okumayı seven biri olarak kitap dışında gazete ve dergileri incelemek ve okumak özel ilgi alanım. Aslında işlerim, mesleğim, hobilerim ve hayallerim çerçevesinde her şeye merakla yaklaşır araştırır, öğrenir ve herkesle paylaşmaya çalışırım. 10 yıldır kendi web sitem içindeki blog çalışmalarım ve sosyal medya gayretim bundan kaynaklanıyor diye düşünüyorum.

PMI Türkiye ile nasıl ve ne zaman tanıştınız?

2011 yılında Proje Yönetimine ilgi duyduğum dönemde PMI Türkiye ile PMI Üyesi olan iş arkadaşlarım aracılığıyla aylık profesyonel gelişim aktivitesine katılarak tanıştım. 2012 yılında beri PMI Türkiye üyesiyim ve 2013 yılından beri PMP sertifikasına sahibim.

Global bir organizasyon ve proje yönetimi konusunda bir marka olan PMI, proje yönetimi profesyoneli olarak size neyi çağrıştırıyor?

Öncelikle severek yaptığınız bu meslek hakkında yaşanan, konuşulan ve geliştirilen her şeye tanık olmak ve buna dünya çapında katkı sağlamak harika bir duygu. Bu nedenle PMI, hem kişisel ve sosyal olarak kendimi geliştirdiğim aktivite ve faaliyet serileriyle, hem de mesleki çalışmalarla hem mesleğimizin bilgi birikiminden yararlanma ve bilgi birikimini geliştirme imkânı vermesiyle benim için bulunmaktan, çalışmaktan ve katkı sunmaktan mutluluk duyduğum bir organizasyon.

Gönüllü çalışma denildiğinde aklınıza neler geliyor? Daha önce PMI Türkiye dışında farklı bir organizasyonda, gönüllü çalışma deneyiminiz oldu mu?

Gönüllülük benim için paylaşmaktır. Yeri geliyor bilgimizi, yeri geliyor zamanımızı, yeri geliyor başarımızı paylaşıyoruz. Hem fedakârlık yapıyoruz hem de başkalarının bilgisinden istifade ediyoruz. Gönüllülük bence, sizi siz yapacak bir süreci hesapsız yaşamanız anlamına geliyor. PMI Türkiye’den önce gönüllülük deneyimim olmadı ama sonrasında başka organizasyonlarda gönüllülük çalışmalarım arttı. Bu da yaptığımız işin bize ne kadar olumlu yansıdığını gösteriyor diye düşünüyorum.

PMI Türkiye’de gönüllü olarak çalışmaya nasıl ve ne zaman başladınız? Kazanımlarınız neler oldu?

Katıldığım ilk profesyonel gelişim aktivitesinde gördüğüm çalışmalar beni etkiledi ve ben de ekipte yer alarak o ailenin parçası olmak istedim. 2012 yılında gönüllülük sürecim başladı. Zirve projelerinde ve Sosyal Medya ekibinde görevler aldıktan sonra 2014 yılında Ankara PMDay ve 2015 yılında Ankara Zirve Proje Yöneticiliği görevlerini üstlendim. Kendi iş hayatımın dışında farklı konularda proje yönetmek ve farklı konularda uzmanlarla tanışıp beraber çalışmak, beni hem profesyonel hem de sosyal açıdan geliştirdi. Ayrıca öğrendiklerimi ve bildiklerimi anlatma ve tartışma ortamı bulduğumda, başkalarına katkı sunmak beni her zaman motive ediyor.

PMI Türkiye’de şu an hangi görevi sürdürüyorsunuz? Faaliyetleriniz neler biraz açıklayabilir misiniz?

2016 yılından itibaren PMI Turkey Chapter Ankara Şube Direktörlüğü görevini üstleniyorum ve 2015 yılı sonunda Branch olan Ankara Branch’in ilk Direktörü olmanın gururunu yaşıyorum. Görevimi PMI Türkiye Chapter Merkez Yönetiminin yansıması olarak organize olmuş, Ankara Branch Direktörlüklerini koordine etmek ve Ankara Branch sorumluluk alanında, gerekli kamu-özel sektör-üniversite-stk iş birliklerini sağlamak, tanıtım ve destek faaliyetlerini yürütmek ve temsil çalışmalarını üstlenmek olarak özetleyebiliriz. Bir nevi PMBOK içinde anlatılan Entegrasyon Yönetimi Bilgi Alanının görevini Ankara Şubemizde üstlenen kişiyim J

PMI Türkiye bünyesine gönüllü olarak yeni katılmayı düşünen gönüllü adaylarına tavsiyeleriniz nelerdir?

Her şeyden önce PMI Türkiye başka yerde elde edilemeyecek birçok deneyim için büyük bir potansiyele sahip. Bu potansiyeli değerlendirmek hem mesleki profesyonel gelişimi hem de sosyal gelişimle gelen network bağlantılarını sağlamak anlamına geliyor. Bu nedenle gönüllü olarak ilgi alanlarına göre görevler üstlenmelerini ve imkânları olduğu sürece daha fazla sorumluluk üstlenerek çeşitli pozisyonlarda PMI’ın dünya çapında imkânları dâhil tüm imkânlarını hem kendileri hem PMI hem de ülkemiz için kullanmalarını öneririm. Birey gelişirse toplum, toplum gelişirse ülkemiz gelişir. Proje Yöneticilerimiz PMI Türkiye ile gelişirse ülkemizdeki projeler ve proje yönetimi kültürü gelişecektir, projelerin başarılı olduğu ve proje yönetimi kültürünün yaygınlaştığı ülkemiz de, hedeflediğimiz seviyeye ulaşacaktır. Benim arzum herkesin kendini nihai hedef için koşullandırarak bir an önce, açılan bu yolda bizler yürürken, yolun genişlemesi ve her yere ulaşması için bize destek olmasıdır.