MYK Proje Yöneticisi Sertifika Sınavı

26 Kas

Ülkemizde MYK yani Mesleki Yeterlilik Kurumu mevzuatına göre Proje Yöneticiliği de bir meslek olarak tanınmıştır. Bu doğrultuda meslek standardı ve proje yöneticisi belgesine sahip olmak için gerekli durumları ve yetkinliği tarif eden mesleki yeterlilik mevzuatı yayınlanmıştır. Bu belgelere aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.

Proje Yöneticisi Seviye 5 Meslek Standardı
Proje Yöneticisi Seviye 6 Meslek Standardı
Proje Yöneticisi Seviye 5 Ulusal Yeterlilik
Proje Yöneticisi Seviye 6 Ulusal Yeterlilik

Ayrıca Seviye 5 ve Seviye 6 şeklinde iki ayrı düzeyde uygulanmaya başlayan sınavlarla ilgili bilgilendirme yayınımızı aşağıdaki videoda izleyebilirsiniz.

MYK Proje Yöneticisi Sertifika Sınavları Bilgilendirme Yayını

Proje Yöneticisi Sınavlarına Aşağıdaki bağlantıdan başvurabilirsiniz.

https://projeyoneticisisertifikasi.com/

Reklam

Her Yönüyle 1 Milyon İstihdam Projesi (1 Milyon Yazılımcı Projesi)

28 Haz

Ülkemizde ve dünyada son yıllarda teknolojik gelişmeler hızla artmakta ve yaygınlaşmaktadır. Teknoloji her alanda yükselişini sürdürürken, en büyük yükseliş Bilgi ve İletişim Teknolojilerinde yaşanmaktadır. Bu sektörde ülke olarak ihtiyacımızın çoğunlukla dışa bağımlı teknolojilerle sürdürüldüğü görülmektedir. Ancak aynı zamanda teknolojiyi yakından takip eden ve kullanan bir ülke olduğumuz gözlenmektedir. Ulusal ve uluslararası kaynaklardan edinilen bilgiler doğrultusunda, ülke olarak Bilgi ve İletişim Teknolojileri alanında büyüme potansiyeli açısından önemli pazarlar arasında yer aldığımız söylenebilmektedir.

Ülkemizde bu konuda yaşanan en büyük sorun, nitelikli işgücü kaynağıdır. İşverenler, Bilgi ve İletişim Teknolojileri sektöründe aranan niteliklerde insan kaynağı bulmakta zorluk yaşamaktadır. İş arayan açısından bakıldığında ise kişi, hem büyük şehirler dışında istediği işi bulmakta zorluk çekmekte, hem de sahip olduğu nitelik ve yetkinlikleri işinde kullanamama gibi zorluklar yaşamaktadır.

1 Milyon İstihdam Projesi; hem ülkemizin Bilgi ve İletişim Teknolojileri pazarını öne çıkarabilecek, hem de iş arayan ve işverenlerin aradığı nitelikte iş ve çalışan bulmasına olanak sağlayabilecek bir proje olarak karşımıza çıkmaktadır. Ülkemizin her yerinden vatandaşımızın katılım sağlayarak bir veya birden fazla alanda uzmanlık kazanması, işverenlerin de aradığı yetkinlikte çalışan bulması ve istihdam etmesi, böylece her iki tarafın da daha üretken ve verimli çalışmasına olanak sağlanması bu projenin en büyük hedefidir. 

Bilgi teknolojileri konusunda dünyadaki durum ekonomi ve eğitim ekseninde değerlendirildiğinde ülke bazında bu alanda farklı uygulamaların geliştirildiği görülmektedir. Bilgi teknolojileri konusunda başarılı ülkelerin çoğunlukla eğitim sisteminde erken aşamalarda bilgi teknolojileri konularında içerikler geliştirdiği ve bu şekilde STEM bazlı bir eğitim modeline geçtiği görülmektedir. Öte yandan ülkelerin, bilgi teknolojileri alanında hem ticari faydanın artması hem de nitelikli insan kaynağının artması için farklı teşvikler geliştirdiği görülmektedir.  Girişimcilere ve fona ihtiyaç duyan işletmelere verilen desteklerle orta vadede kazanımlar elde edildiği görülmektedir.

Avrupa ve Amerika özelinde insan kaynağının bilgi teknolojileri alanında gelişimi incelendiğinde bootcamp ismi verilen bazı gönüllü, özel veya devlet destekli sistemlerin katılımcıların istihdam odaklı gelişimini sağladığı ve bu süreçte eğitimler online ve/veya yüz yüze/uygulamalı verilerek gerekli sertifikasyon başarılarıyla nitelikle ve çok sayıda istihdam sonucuna ulaşıldığı görülmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde ise ülkemizde olduğu gibi devlet destekli özel projelerin başlatıldığı ve bu projelerde bazen global eğitim tedarikçileriyle çalışıldığı görülmektedir. Global online eğitim sunan bu tedarikçiler üniversite, özel sektör ve uzmanlardan oluşan eğitim sağlayıcılarıyla eğitimler sunmakta ve eğitim sonu sınav başarısıyla sertifikasyon sağlamaktadırlar. Amerika dahil birçok ülkede resmi mesleki kriterlerde ilgili lisans bölümü mezuniyeti şart iken, genelde bu ülkelerin bilgi teknolojileri sektöründeki firmalarda da istihdam süreçleri için bu söz konusu programların verdiği sertifikalar yeterli görülmektedir. Ayrıca bazı eğitim tedarikçilerinin üniversite akreditasyonlarıyla sertifika verdiği de görülmektedir.

Ülkemizdeki potansiyeli ve mevcut iş gücünü incelediğimizde, TÜİK’e göre geçtiğimiz yıl, dar tanımlı işsiz sayısı 3 milyon 777 bin kişidir, geniş tanımlı işsiz sayısı da 8 milyon 45 bin olarak görülmektedir.

Türkiye’de üniversite mezunu olup da herhangi bir işte çalışmayanların sayısı da 1 milyon 350 bin olarak ifade edilmektedir. Türkiye İŞ KURUMU 2021 yılı İşgücü Piyasası Araştırması kapsamında bilgi ve iletişim sektöründe 16 bin 358 işyeri için veri derlenmiş olup, bu işyerlerinde toplam 253 bin 206 çalışan tespit edilmiştir. Ayrıca SGK’dan alınan bilgilere göre bu alanda yaklaşık 270 bin personelin istihdam edildiği bilinmektedir. 05 Ağustos 2021 günü yayınlanan YÖK İstatistiklerine göre Elektrik, Elektronik mühendisliği programlarından 2019-2020 öğretim yılında 9.578 Erkek, 2.153 Kadın olmak üzere toplam 11.731 öğrenci mezun olmuşlardır. 2006 yılı sonrasında açılan devlet üniversiteleri, var olan devlet üniversitelerinin kontenjanlarının artırılması ve 2008 yılından başlayarak açılan vakıf üniversiteleriyle Bilgisayar Mühendisliği, Yazılım Mühendisliği ve Bilişim Sistemleri Mühendisliği bölümlerinin sayıları da hızla yükselmiştir; bu bölümlerin yaklaşık 13.000 öğrenci kontenjanı vardır. Tüm bu verilere bakıldığında bu alanda yeterli istihdam olmadığı ve ihtiyaç duyulan iş gücünün mevcut yapılardan karşılanamayacağı anlaşılmaktadır.

Proje kapsamında yaptığımız çeşitli görüşme ve araştırmalara göre; 2022 yılında veri tabanı uzmanı, iş analisti, bilgi teknolojileri güvenliği, yazılım mühendisi/uzmanı, e-ticaret uzmanı, veri ve bilgi yönetimi, iş zekâsı uzmanı, IT işe alım uzmanı, Linux sistem administrator ve dijital pazarlama gibi alanlarda 150 bin yeni istihdam sağlanacağı farklı kaynaklar tarafından ifade edilmektedir. Sektör temsilcileri kısa vadede sağlık bilişimi, güvenlik bilişimi, e-ticaret, e-devlet uygulamaları geliştirmeleri için acil 35 bin kişilik bir istihdam sağlanmasını beklemektedir. İstihdam ihtiyacı olan işverenlerin ihtiyacını karşılayacak adayların, ilgili bölümlerden mezun olsalar da doğru nitelikte olmaları için pozisyonun gereği olan Pratik ek eğitimleri almaları gerektiği de bilinmektedir. Ayrıca diğer potansiyel istihdam imkanlarına baktığımızda örneğin, Türkiye’de 2020 yılında tüm işletmelerin %99,8’sini ifade eden KOBİ’lerin sayısı toplam 3.5 Milyondur. Ülkemizde 2021 ilk 6 ayı itibarıyla e-ticaret faaliyetinde bulunan işletme sayısı 321.742’dir. Bu sayının 2023 yılı sonuna kadar 500 Bine ulaşması beklenmektedir. Tüm bu e-ticaret işletmelerinin ve Kobilerin 2023 yılı sonuna kadar 1 Milyon Bilişim Personeli İstihdama ihtiyacı olduğu ilgili sektör temsilcileri tarafından belirtilmektedir. Bu gibi yeni fırsat alanlarında özellikle KOBİ ve büyük işletmelerde istihdam edilebilecek KOBİ Bilişim Uzmanı ve e-Ticaret faaliyeti yürütecek işletmeler için e-ticaret uzmanlarının yetiştirilmesi hedeflenerek mevcut ihtiyaçlara ek dijital dönüşüm vizyonunda istihdam alanları oluşturulabileceği görülmektedir. Dünyadaki ve ülkemizdeki bu veriler, potansiyel ve ihtiyaçlar doğrultusunda başlatılması kaçınılmaz olan 1 Milyon İstihdam Projesini vazgeçilmez yapmaktadır.

Hazine ve Maliye Bakanlığımız sahipliğinde, Sayın Cumhurbaşkanımızın desteği ve çağrılarıyla 2020 Yılı Nisan Ayında başlayan projemiz kapsamında, bilgi teknolojileri alanında kariyer sahibi olmak isteyen vatandaşların özgeçmişlerini oluşturması amacıyla “1 Milyon İstihdam” sistemi (https://1milyonistihdam.hmb.gov.tr/)  geliştirilmiştir. 2022 yılı mayıs ayı sonu itibariyle proje sistemine 880 binden fazla kişi başvurmuş ve 725 binden fazla kişi kaydolarak 360 binden fazla kişi özgeçmişini sistemde doldurmuştur. Proje kapsamında bir başka sistem olan BTKAkademi, bilgi teknolojileri alanında online eğitim hizmeti sunmaktadır. Bugün itibariyle BTKAkademi’ye proje kapsamında yüklenen 100 bin dakikalık 195 eğitim, 900 binden fazla kişi tarafından alınmaya başlanmış ve 120 binden fazla kişi eğitimlerini tamamlamıştır.

Kullanıcılar 1 Milyon İstihdam Projesi Web Sitesinde hazırlanan “Kariyer Rehberi” üzerindeki 23 pozisyondan biri arasından seçecekleri pozisyona göre alması gerekli veya tercih ettiği eğitimlere kaydolup, eğitimleri ücretsiz ve koşulsuz olarak alabilmektedir. Alınan eğitim bilgisi ve eğitim sonu başarı belgeleri 1 Milyon İstihdam sisteminde bulunan kullanıcı özgeçmişlerine yansıtılmaktadır. Proje kapsamında istihdamın başlaması için işverenlerin sisteme kaydolması ve özgeçmişlerde tarama yapması için gerekli çalışmalar da tüm özellikleriyle 2022 yılı başında tamamlanmıştır. 2022 yılı ocak ayında sistemimiz tüm işverenlerin kullanımına açılmış olup, sisteme kayıtlı 150 işveren tarafından yayınlanan 200’den fazla iş ilanına sisteme kayıtlı adaylar 7.000’den fazla başvuru yaparak işverenlerle görüşmelere devam etmektedir.

Projenin daha fazla adaya ulaşması ve gelişmesi için proje çalışmalarına hızla devam edilmektedir. Proje ortakları olan; eğitim içerik sağlayıcısı ‘Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuyla’, ölçme ve değerlendirme sisteminin kurulması için ‘T.C. Millî Eğitim Bakanlığıyla’, ‘Mesleki Yeterlilik Belgesi’ uyumu için ‘Mesleki Yeterlilik Kurumu Başkanlığıyla’, eğitim içeriklerinin zenginleştirilmesi ve projenin yaygınlaştırılması için ‘T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığıyla’, projenin özellikle sosyal ortamlarda genç adaylarla buluşması için ‘T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığıyla’ ve akademik destek sağlanması için ‘İzmir Ekonomi Üniversitesiyle’ iş birliği sağlanarak protokoller imzalanmış olup, 1 Milyon İstihdam Projesi’nde bu kurumlarla eş güdüm içerisinde çalışmalar gerçekleştirilmektedir.

Yakın dönemde proje tanıtım çalışmaları artırılarak daha fazla adaya ve işverene ulaşılacak olup, aynı zamanda proje kapsamındaki eğitim içeriklerinin kalite ve sayısının artırılması sağlanacaktır. Türkiye’nin bilgi teknolojileri alanındaki ilk ve tek eğitim ve istihdam platformu olan 1 Milyon İstihdam Projesi tüm paydaşlarından aldığı destek ve güçle hedefine emin adımlarla ilerlemektedir.

Emre ALIÇ, 1 Milyon İstihdam Projesi Program Yöneticisi

Proje Yönetim Ofisleri Ne Yapmamalı?

13 May

Proje Yönetimini yaygınlaştırmış olan veya yaygınlaştırmaya çalışan tüm organizasyonlar farklı amaçlarla Proje Yönetim Ofisleri kurmaya çalışıyor. Kurumsal yapıların merkezi kontrol kaygısıyla uyumlu olan proje yönetim ofisi, özellikle ortak insan kaynağı, bütçe, satın alma ve riskleri yönetmek için çok ideal bir çözüm. Ayrıca üst yönetimle projeler arasında bilgi alışverişini sağlarken üst yönetime yakınlığı nedeniyle hem şeffaflığı hem de çoğu talimatın daha hızlı yerine getirilmesini sağlıyorlar.

Bu doğrultuda bazı proje yönetim ofisleri sadece projeleri takip ediyor, bunu yapmak için de bazı standart süreçleri ve şablonları proje yöneticilerine kullandırmaya çalışıyorlar. Bu durumu daha çok proje yönetim olgunluğu düşük ya da daha yolun başında olan organizasyonlarda görüyoruz.

Bazı Proje Yönetim Ofisleri de iç eğitimleri vermek ve yerine göre destek görevini de üstlenmek üzere kurgulanabiliyor. Bu yapıların bazen yetkisi de fazla olabiliyor. Böylece daha kontrolcü olabiliyorlar. Bazı proje yönetim ofislerinde proje yöneticilerinin dedike olarak proje yönettiği ve program ve portföy yönetim ilişkisinde olduklarını da biliyoruz.

Kurumsal Proje Yönetim Ofisi gibi bir tür ve isimlendirme de görebiliyoruz. Bu yapılar daha merkezi olarak organizasyonun stratejisinin gerçekleşmesini projeler üzerinden takip etmekle sorumlu olabiliyor.

Proje Yönetim Ofisleri zamanla proje yönetim yaklaşımlarına göre format, görev ve isim değişikliğine de uğradı. Çevik organizasyonlarda Çevik Proje Yönetim Ofisi (APMO), Çevik Mükemmeliyet Merkezi (AEC) veya Değer Üretim Merkezi (VDO) gibi kavramları artık daha fazla duymaya başladık.

Türü, görev tanımı ve adı ne olursa olsun Proje Yönetim Ofisleri, organizasyonun verimlilik, koordinasyon ve raporlama beklediği merkezi bir yapı. Projelerin seçimi, proje yönetim süreçlerinin özelleştirilmesi, organizasyonel gelişimin sağlanması, dönüşümün yönetilmesi, bütüncül izlemenin yapılması ve sürekli iyileştirmenin yapılması gibi görevlerin yerine getirilmesi konusunda herkesin mutabık kaldığını söyleyebiliriz. Peki Proje Yönetim Ofisleri Ne Yapmamalı?

1- Proje Yönetim yaklaşımlarını ve standlarını olduğu gibi yani kurum kurallarını, kültürüne ve dinamiklerine göre özelleştirmeden uygulamaya çalışmamalı. Her organizasyon benzersizdir. Bu nedenle özel çözümler denenmelidir. Bu çözümler organizasyonun da dönüşümü anlamına geldiğinden tüm personelin olmadığı bir süreç hatadır. Tüm personel bu konuda bilgilendirilerek dönüşüm başarılmalıdır.

2-Proje Yönetim Ofisi, görev tanımının içine saklanmamalı yani birimler arası ilişkilerin yürütülmesinden ortada kalan bir iş desteklenmesine kadar yapıcı, oyun kurucu ve sonuç odaklı olmalıdır. Proje yönetim ofisinin gücü ve itibarı buna bağlıdır. Ama proje yönetim ofisi hiç bir zaman bir üst düzey yöneticinin sağ kolu, emir eri veya sekreteryası olmamalı kişilere bağlılık söz konusu olmamalıdır.

3-Proje yönetim ofisleri, projelerdeki öğrenilmiş derslere yabancı olmamalı. Bunları bilerek, inceleyerek diğer projelerde de yararlanılması için çaba sarf etmelidir. Bunun için özel toplantı ve yıllık bilgi paylaşım etkinliği planlanmalıdır. Bu bilgi paylaşımını sağlayacak yazılımlar kullanılmalıdır.

4-Proje yönetim ofisleri, kullandıkları yazılımın esiri olmamalıdır. Yazılımlar yani proje yönetim araçları işleri kolaylaştırmak için vardır. Bu sistemlerin kullanılması için proje yöneticilerine ve personele baskı uygulamaktan kaçınılarak doğru sistemi doğru şekilde yapılandırarak doğru bir şekilde kullanmaya ve kullandırmaya çalışmalıdır.

5-Proje Yönetim Ofisleri Zaman ve Bütçe eşiklerini takip etmeye, projelerin oluşturduğu çıktı, sonuç ve değerden daha fazla önem vermemelidir. Çünkü projelerin amacı o organizasyonun ihtiyacını karşılamak ve değer üretmektir.

6-Proje Yönetim Ofisleri kaliteden ödün vermemeli ama kalite yönetim sistemlerinin esiri olmamalıdır. Uygulanması gerekli regülasyon dışında kalitenin uygulanacak süreç ayrıntısı olmadığı bilinmeli ve kalitenin beklentiyi karşılama derecesi olduğu bilinerek hareket edilmelidir.

7-Proje Yönetim Ofisleri, insan kaynağını ne fonksiyonel yöneticiden ne de insan kaynakları departmanından bağımsız yönetmelidir. İlgili yönetici ve birimlerle tam eşgüdümle kaynak yönetimi başarılı olabilecektir.

8-Proje Yönetim Ofisleri, satın alma departmanlarının satın alma süreç ve bilgilerinden mahrum olmamalıdır. Oradaki süreç ve detay hakkında olabildiğince bilgi sahibi olmalıdır. Satın Alma süreçlerinde yaşanacak sorun projeleri etkileyebileceği gibi satın almalarda yaşanan tecrübeler sonraki projelerin planlarına yansıtılarak başarı elde edilebilir.

9-Proje Yönetim Ofisi, ortak riskleri yönetmek için risk birimiyle uyumlu olduğundan daha fazla özellikle projenin dış iletişimi için kurumsal iletişim birimiyle yakın olmalı, bu tür birimleri bypass etmemelidir. Ancak proje yönetim ofisi doğru olan bilgiyi doğru kişiyle paylaşmalıdır. Ne çalışandan yönetime ne de yönetimden çalışana, ne dışardan organizasyona ne de organizasyondan dışarıya gizli ya da ilgisiz bilgi taşınmamalıdır.

10-Proje Yönetim Ofisleri organizasyonun sektörüne ve proje yönetim dünyasındaki gelişmelere, yeniliklere ve sorunlara uzak kalmamalı. Takipçi, katılımcı, deneyen ve destekleyen rol üstlenmelidir. Bu çabaları kendi yapısını ve organizasyon yapısını güçlendirecektir. Sürekli gelişim mantığıyla yenilikçi olmalıdır.

1 Milyon İstihdam Projesi

19 Nis

Bugün itibariyle yaklaşık 2 yıldır devam ettirdiğim 1 Milyon İstihdam Projesi Program Yöneticisi görevim kapsamında size projemizden bahsetmek istiyorum.

Bu yazıda 1 Milyon İstihdam Projesini tüm detaylarıyla anlatarak projeye nasıl kaydolacağınızı ve proje imkanlarından nasıl yararlanacağınızı anlatacağım. Ayrıca bilgi teknolojileri alanından ve bu alandaki istihdam imkanlarından bahsedeceğim. Bu yazı sonunda bilgi teknolojileri alanında kendinizi geliştirmeye karar verebilir hatta bilgi teknolojileri alanında bir kariyer ihtimali için yeni bir kariyer yolculuğuna başlayabilirsiniz.

Öncelikle yazı İçeriğimiz Hakkında bilgi vermek istiyorum. Bu yazıda sizlere şu konuları anlatacağım:

  • 1 Milyon İstihdam Projesinin Hedef ve Amaçları
  • 1 Milyon İstihdam Projesi Web Sitesi
  • 1 Milyon İstihdam Projesi Çalışma Modeli
  • 1 Milyon İstihdam Projesinin Adaylar için Sunduğu İmkanlar
  • 1 Milyon İstihdam Projesinde İşverenlerin Rolü
  • 1 Milyon İstihdam Projesi Kariyer Rehberi
  • Bilgi Teknolojileri Alanında Kariyer İmkanları

1 Milyon İstihdam Projesi ülkemizin nitelikli bilgi teknolojileri personeli ihtiyacını karşılamak amacıyla başlatılmıştır.

Projemizin hedefi 2023 yılında bilgi teknolojileri alanında 1 milyon kişinin istihdama hazır hale getirilmesidir. Projenin tüm imkanları ücretsiz ve koşulsuzdur. Türkiye’nin Bilgi Teknolojileri sektörüne özel ilk ve tek Eğitim ve İstihdam Platformu olan projemize kaydolarak;

Bilgi teknolojileri alanında eğitim imkanlarıyla kendinizi geliştirebilir ve bu alandaki istihdam fırsatlarından yararlanabilirsiniz.

Projemizin bazı amaçlarını sizlerle detaylı paylaşmak istiyorum.

İlk olarak bu proje sektörün ihtiyaç duyduğu uzmanlıkları ve bu uzmanlıkların alması gerekli eğitimler dahil gelişim programlarını tasarlama amacına sahiptir.

Proje kapsamında sağlanan tüm eğitimler ücretsiz sunularak eğitim ve istihdamda fırsat eşitliği sağlanmaktadır.

Kişilerin kendini geliştirebilmesi sağlanarak sektördeki işverenlerin ihtiyacı olan insan kaynağına ulaşabilmesi ve bu sayede bu alanda istihdamın artırılması amaçlanmaktadır.

1 Milyon İstihdam Projesi hakkında güncel ve detaylı bilgileri 1milyonistihdam.hmb.gov.tr adresinden ulaşacağınız proje web sitesinde bulabilirsiniz.

Proje web sitesinde güncel başvuru sayısı, eğitim alan kullanıcı sayısı, doldurulan özgeçmiş sayısı ve sisteme kayıtlı işveren sayısı güncel olarak paylaşılmaktadır. Ayrıca proje web sitesi menüsünde gezinerek aday kullanıcı olarak neler yapabileceğinizi ve projenin diğer imkanlarının neler olduğunu görebilirsiniz. Proje web sitesi orta kısmında bulunan görsel geçişleriyle güncel duyuruların takibini yapabilirsiniz.

Projeye kaydolmak için web sitenin sağ üst köşede bulunan “Giriş Yap” ifadesine tıklamanız ve açılan sayfada ”Kayıt Ol” butonuna tıkladığınızda gelen formda kimlik ve iletişim bilgilerinizi girmeniz yeterlidir.

Kimlik ve iletişim bilgileriniz doğrulandığında e-posta ile bildirim alacaksınız.

Gelen bildirimleri takip ederek sisteme giriş yapıp özgeçmiş doldurmaya başlayabilirsiniz.

Proje sistemine kaydolarak özgeçmişinizi doldurmanız ve kendinize gelişim hedefi belirleyerek sunulan eğitimleri tamamlayıp istihdam imkanlarını takip etmeniz beklenmektedir.

İşverenler de proje sistemine ücretsiz ve koşulsuz olarak kaydolabilmektedir. Sisteme kaydolan işverenler özgeçmiş taraması yaparak ya da iş ilanı yayınlayarak özgeçmişlere ulaşabilmekte ve adaylarla iletişime geçebilmektedir.

Proje sistemine kaydolan adayların gelişim hedeflerini belirlemesi ve hedefi için alması gerekli eğitimleri tarif etmek amacıyla Kariyer Rehberi tasarlanmıştır. Proje web sitesinde üst menüden ulaşacağınız Kariyer Rehberinde 6 ana alanda 23’ten fazla pozisyon belirlenmiştir.

Bu rehberde hedef pozisyonunuz ne olursa olsun önce Bilgi Teknolojilerine Giriş Programındaki eğitimleri tamamlamanız beklenmektedir. Bu eğitimler diğer tüm eğitimlerin alt yapısını oluşturmaktadır.

Kariyer Rehberindeki alanlar, Yazılım Geliştirme, Veri Yönetimi, Altyapı Yönetimi, Bilgi Teknolojileri Yönetişimi ve Dijital Teknoloji Uzmanlıkları şeklindedir. İlgi alanınıza ve hedefinize göre bu alanlardan birine tıklayarak o alandaki pozisyonları görebilir, pozisyon seçimi yaparak olmak istediğiniz pozisyonun gelişim programına ulaşabilirsiniz.  Eriştiğiniz gelişim programındaki eğitim isimlerine tıklayarak eğitimin videosuna ulaşabileceksiniz. Aldığınız eğitimleri başarıyla tamamladığınızda bu bilgi işverenlerin de değerlendirmelerde görebilmesi için özgeçmişinize otomatik yansıtılmaktadır.

Sisteme kaydolan ve özgeçmiş dolduran adayların kendini alacağı eğitimlerle geliştirmesi beklenmektedir. Kendini eğitimlerle ve uygulamalarla geliştiren adaylar sisteme giriş yaparak güncel ve yayında olan iş ilanlarını görebilir ve ilanları inceleyerek kendine uygun iş ilanlarına başvuru yapabilir.

İş başvurularına göre başvuranların sistemdeki özgeçmişlerini inceleyen işverenler inceleme durumlarına göre adaylarla iletişime geçecektir. İşverenin yapacağı görüşme ve değerlendirmelerin sonucunun olumlu olması durumunda adaylar işveren tarafından istihdam edilecektir.

İstihdam sürecinin aday için başarılı olması için adayın yeni eğitimler bitirerek özgeçmişini geliştirmesi ve varsa değişen bilgilerle özgeçmişini güncel tutması önemlidir.

Proje sisteminin nasıl kullanılacağıyla ilgili detaylı kullanıcı kılavuzuna giriş sayfasındaki “Kullanıcı Kılavuzu İndir” butonuna tıklayarak erişebilirsiniz.

Kullanıcı kılavuzundaki talimatları adım adım uygulayarak yapmak istediğiniz işlemleri hızlı ve kolay bir şekilde gerçekleştirebilirsiniz.

Ayrıca proje web sitesinde bulunan Sıkça Sorulan Sorular bölümüyle olası benzer sorunuza cevap bulabilir ya da sistemde çözemediğiniz bir probleminiz varsa istihdam@hmb.gov.tr adresine mail göndererek  bizden yardım isteyebilirsiniz.

Bu bölümde size Bilgi Teknolojileri sektörü ve bu alandaki kariyer imkanlarından bahsedeceğim.

Bilgi Teknolojileri sektörü her geçen gün önemini artırmaktadır. Bu alanda nitelikli insan kaynağı ihtiyacı artarken bu alanda çalışan insanların gelirleri diğer birçok alana göre daha fazla olabilmektedir. Alternatif veya tamamlayıcı bir kariyer yolu için projemizde yer alan Kariyer Rehberini inceleyerek siz de kendinizi yeni bir pozisyon için geliştirebilir ve yeni iş imkanlarına kavuşabilirsiniz.

Kendinizi geliştirmeye başlamanız için tasarladığımız kariyer rehberindeki yetenek yönetimi yaklaşımımızın 3 temel unsuru şunlardır:

Teknoloji bilgisi

İş bilgisi

Ve Tecrübe

Adaylar istediği işe kavuşmak için gerekli teknolojileri öğrenmeli ve öğrendiklerini iş bilgisiyle desteklemelidir. Adayların aranan niteliğe sahip olması için öğrendiklerini uygulayarak tecrübe sahibi olması önemlidir.

1 Milyon İstihdam Projesi, adaylara sunduğu, Kariyer Rehberiyle uyumlu eğitimler sayesinde adayların teorik, teknoloji ve iş bilgisi edinmesini sağlamaktadır.

Adayların kendini geliştirebilecekleri pozisyonlar arasına dahil ettiğimiz Dijital Teknoloji Uzmanlıkları alanı değişen ihtiyaçlar doğrultusunda oluşturulmuştur.

KOBİ Bilişim Uzmanı, e-Ticaret Uzmanı ve Dijital Perakende Uzmanı gibi pozisyonlar için kendinizi geliştirerek istihdam imkanına kavuşabilirsiniz.

KOBİ’lerde dijital dönüşümün anahtarı olacak KOBİ Bilişim Uzmanları, görev aldıkları KOBİ’de web sitesinden, bilgisayar teknik desteğine ve e-ticaret hizmet yönetiminden e-posta yönetimine kadar birçok sorumluluğu üstlenebilecektir.

e-Ticaret sektörünün büyümesiyle şirketlerin e-ticaret potansiyeli ve işlem hacmi artmıştır. Özellikle bu şirketlerin bu alanda daha başarılı olması ve daha fazla şirketin bu mecraya geçiş yaparak gelirini artırması amacıyla e-ticaret uzmanlarının istihdamının önümüzdeki süreçte yüzbinleri bulması beklenmektedir. Bu uzmanların pazaryerlerinde mağaza açılışından itibaren tüm operasyonları yürütmesi beklenmektedir.

Gelişen teknolojiyle perakende sektörü de yeniden tasarlanmıştır. Mağazaların dijitalleşmesiyle geleneksel satış personelinin yerine teknolojiyi bilen ve kullanabilen Dijital Perakende Uzmanlarına olan ihtiyaç başlamıştır. Bu konuda da önümüzdeki süreçte birçok büyük markanın istihdama başlaması beklenmektedir.

1 Milyon İstihdam Projesi Kariyer Rehberinde herkesin ilgi alanına göre tercih edeceği bir pozisyon için gelişim programı var.

Bu programları kısaca tarif etmek istiyorum:

Mobil Uygulamalar geliştirmek için Mobil Uygulama Geliştirici olabilirsiniz.

Web Sitelerinin geliştirilmesini sağlayan Front-End ve Back-End Web Geliştirici olabilirsiniz.

Kendi oyununuzu geliştirebilmek için Oyun Geliştirici olabilirsiniz.

Her türlü ortam için farklı ihtiyaçları karşılayabilecek yazılımları geliştiren Yazılım Geliştirici olabilirsiniz.

Geliştirilen yazılımların kalite kontrol testlerini yapabilen Yazılım Test Uzmanı olabilirsiniz.

Verileri analiz ederek verilerden bilgi çıkarabilen Veri bilimci olabilirsiniz.

Verileri analiz ederek karar destek süreçlerinde kullanılmasını sağlayan veri analisti olabilirsiniz.

Büyük verileri yöneterek bu verilerden faydalanılmasını sağlayan Büyük Veri Yönetim Uzmanı olabilirsiniz.

Yapay zekanın bir bileşeni olarak makine öğrenmesi bilgilerinizi geliştirip akıllı sistemler tasarlayan bir Makine Öğrenmesi Uzmanı olabilirsiniz.

Yazılıma ihtiyacı olan kişilerle yazılım geliştiriciler arasında köprü olup ihtiyacı analiz eden iş analisti olabilirsiniz.

Bilgi teknolojileri projelerini koordine ederek yöneten Proje Yöneticisi olabilirsiniz.

Bilgisayar ağlarını, kuran ve yöneten network yani ağ uzmanı olabilirsiniz.

Bilgisayar ve sunucu sistemleri dahil altyapı sistemlerini kuran ve yöneten Sistem Yöneticisi olabilirsiniz.

Verilerin saklandığı ve yönetildiği veritabanlarını yöneten veritabanı yöneticisi olabilirsiniz.

Geliştirilen yazılımların kullanıma alınması için tüm süreçleri yöneten DevOps Uzmanı olabilirsiniz.

Bilginin güvenliğinin organizasyonlarda tüm mecralarda ve dijital sistemlerde sağlanmasını görev edinen Bilgi Güvenliği uzmanı olabilirsiniz.

Dijital sistemlerin saldırılara ne kadar hazır olduğunu tespit edebilen sızma testi uzmanı olabilirsiniz.

Tüm dijital sistemlerin siber güvenliğini sağlayarak organizasyonları savunacak siber güvenlik uzmanı olabilirsiniz.

Güvenlik için zararlı yazılımları tanıyan ve farklı amaçlar için zararlı yazılımlar yapabilen zararlı yazılım uzmanı olabilirsiniz.

Dijital ortamda delilleri bulunan adli olayları çözebilen adli bilişim uzmanı olabilirsiniz.

Sizlere bazı önemli gelişim programlarını daha detaylı göstererek kendinizi bilgi teknolojileri alanında nasıl geliştirebileceğinizi anlatmak istiyorum.

Bilgi Güvenliği Uzmanıyla başlayalım. Bu alanda kendinizi geliştirmek için Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi, Temel Bilişim Hukuku, KVKK yani Kişisel Verileri Koruma Kanunu ve SOME yani Siber Olaylara Müdahale Eğitimi almalısınız.

Projemize kaydolduktan sonra Kariyer Rehberinde bu eğitimleri rehberde belirtilen sırada görerek tıkladığınızda ilgili eğitim videolarına giderek eğitimleri tamamlayabilirsiniz.

Bu eğitimleri tamamladığınızda, görev alacağınız organizasyonda bilginin güvenliğini sağlamak adına gerekli politikaları oluşturmak, farkındalık çalışmaları gerçekleştirmek ve ilgili mevzuata uyum sağlanması için gerekli işleri yürütmek sizin göreviniz olacaktır.

Sızma Testi Uzmanıyla devam edelim.

Sızma Testi Uzmanları, çalıştıkları organizasyonun dijital sistemlerine zafiyet tespiti amacıyla sızmaya çalışarak kötü niyetli saldırılara karşı açıklıkların neler olduğunu belirlemeye çalışan kişilerdir.

Sızma Testi Uzmanı olmak için şu eğitimleri almanız gerekmektedir.

Temel Seviye Siber Güvenlik için Python

Temel Seviye Linux İşletim Sistemleri Güvenliği ve Bash Scripting,

Temel Seviye Temel Kriptoloji

Temel Seviye Mobil Güvenlik ve Sızma Teknikleri

Temel Seviye Kablosuz Ağ Güvenliği

İleri Seviye Web Uygulama Güvenliği

İleri Seviye Veritabanı Güvenliği

Veri Analisti pozisyonu ve gelişim programıyla devam edelim.

Bu pozisyon için sırasıyla şu eğitimleri almalısınız;

Temel Veri Bilimi için Python, SQL, Devexpress veya PowerBI ile veri görselleştirme ve temel büyük veri.

Veri analistleri çalıştıkları organizasyonlarda farklı sistemlerde üretilen verileri analiz ederek karar destek amacıyla görselleştirme görevini üstlenmektedir.

Veri Bilimci pozisyonu ve gelişim programına bakalım.

Bu pozisyon için kendinizi geliştirmek için ekranda gördüğünüz eğitimleri belirtilen düzeylerde almanız gerekmektedir.

Veri Bilimciler farklı tekniklerle özellikle büyük veriler üzerinde çalışmalar yaparak organizasyon için faydalı olacak bilgilere ulaşmaya çalışırlar. Yine aynı şekilde yapay zekâ sistemlerinde sistemlerin öğrenebilmesi için gerekli veri yönetim çalışmasını kurgularlar.

Büyük Veri Yönetimi Uzmanı pozisyonuyla devam edelim.

Büyük Veri, hacim olarak verinin çokluğunu ifade etmektedir. Büyük veriyi analiz etmek verinin büyüklüğü ve karmaşıklığıyla da ilişkili olarak oldukça zor olabilecektir. Ayrıca verinin kaynaklarının da çeşidi bu işlemler için her zaman önemlidir. İşte bu şekilde büyük veriyi yöneten Büyük veri yönetim uzmanı olmak için ekrandaki bu eğitimleri belirtilen düzey ve sırada almanız gerekmektedir.

Makine Öğrenmesi Uzmanı pozisyonu ve gelişim programına bakalım.

Makine Öğrenmesi, yapay zekayla çalışan sistemlerin veriler üzerinden davranışlarını şekillendireceği sistemin oluşturulması demektir. Bu nedenle verinin yapısı, geçmişi ve farklı formatlarla bütün verinin her yönüyle yorumlanması gereklidir. Makine Öğrenmesi uzmanları, teknik çalışmaları veriler üzerinde yürütmek dışında bu verilerden akılcı sonuçlar çıkaran sistemler geliştirmektedir.

Makine Öğrenmesi Uzmanı olarak kendinizi yetiştirmek için ekranda bulunan bu eğitimleri belirtilen seviyede ve sırada tamamlamanızı öneririz.

Front End Web Geliştirici Gelişim Programıyla devam edelim.

Front end, web siteleri ve web programlarının görünen ön yüzünde yapılan geliştirmeleri ifade etmektedir. Front End Web Geliştirici ekranda gördüğünüz bu eğitimler sayesinde ara yüz dediğimiz web tabanlı uygulamanın görünen kısımlarında görsel ve kullanıcı işlemlerine yönelik geliştirme yapabilmektedir.

Back End Web Geliştirici Gelişim Programıyla devam edelim.

Back end , web siteleri ve web programlarının görünmeyen arka yüzünde yapılan geliştirmeleri ifade etmektedir. Back End Web Geliştirici ekranda gördüğünüz bu eğitimler sayesinde web tabanlı uygulamanın arka kısımlarında kullanıcı işlemlerine yönelik geliştirme yapabilmektedir.

Veritabanı Yöneticisi Gelişim Programına bakalım.

Veritabanı, geliştirilen yazılımların sahip olduğu ve bu yazılımlar kullanıldığında alınan tüm verilerin saklanacağı sistemlerdir.

Veritabanı yöneticisi, veritabanlarının nasıl kurulacağı, nasıl yapılandırılacağı ve bu sistemlerin yazılım ve diğer sistemlerle nasıl etkileşim içerisinde olacağını tasarlayan ve yöneten kişidir.

Veritabanı yöneticisinin ekranda yer alan bu eğitimleri tamamlamak dışında farklı veritabanı çeşitleri hakkında da bilgi sahibi olması gerekebilir.

Yazılım Test Uzmanı Gelişim Programına bakalım.

Yazılım Test Uzmanı, geliştirilen her türlü yazılımın son kullanıcıdan önce performans, kalite, kullanılabilirlik ve fonksiyonel testini yaparak test sonuçlarını raporlamakla sorumlu kişidir.

İleri seviye SQL, İleri Seviye İş Analizi, İleri Seviye Çevik Proje Yönetimi Eğitiminden sonra Yazılım Testi ve Test Otomasyonu eğitimi alarak kişiler Yazılım Test Uzmanı olabilirler.

Proje Yöneticisi Gelişim Programı size anlatacağım son pozisyonumuz.

Proje Yöneticileri, görev aldıkları bilgi teknolojileri projelerinin başlatılması, planlanması ve koordine edilerek yönetilmesi için gerekli süreçleri işleten kişilerdir. Proje Yöneticileri projeleri başarıyla yönetmek için gerekli teorik bilgiye sahip olmaları yanında iletişim gücü yüksek kişilerdir.

Proje Yöneticisi olmak için ileri seviye proje yönetimi, ileri seviye iş analizi, ileri seviye çevik proje yönetimi, temel seviye program ve portföy yönetimi ve Microsoft Project eğitimlerini bitirmek gerekmektedir.

Farklı yetki ve sorumlulukta görevlendirilen proje yöneticileri, projelerin başarılı olması için kritik öneme sahiptir. Bu nedenle proje yöneticilerinin bilgisini tescilleyen ve profesyonel olduğunu gösteren ulusal ve uluslararası bir otoriteden alınmış mesleki belgelere sahip olması istenebilir.

Bu eğitimde sizlere 1 Milyon İstihdam projemizi ve bilgi teknolojileri alanındaki kariyer imkanlarını anlattım.

Şimdi sıra sizlerde!

Hemen proje web sitesini ziyaret ederek projeye kaydolabilirsiniz ve eğitim ve istihdam imkanlarından yararlanmaya başlayabilirsiniz.

Takip etmeniz gereken işlem adımları burada gördüğünüz gibi çok basit;

Sisteme kaydolup, özgeçmişinizi doldurun ve kariyer rehberinden seçtiğiniz alan için gerekli eğitimleri alarak iş ilanlarını takip edin.

Size uygun iş ilanlarına başvurarak İstihdam imkanını hemen yakalayabilirsiniz.

Projemiz hakkında güncel bilgileri ve duyuruları burada bilgileri bulunan sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilir ve proje web sitemizi inceleyebilirsiniz.

Bu yazımı okuduğunuz için teşekkür eder, eğitim ve öğrenim hayatınızda başarılar dilerim.

Dönüşüme Karşı Oluşan Direnci Yönetmek

15 Nis

Organizasyonunuzda değişim veya dönüşümü yönetmeye çalıştığınızda ya da en basitinden bir projenizle ilgili çalışma çıktılarını uygulamaya çalıştığınızda karşılaşabileceğiniz şeydir direnç. Ortaya çıkan direnci yönetmeye çalışırken kullanabileceğiniz tekniklerden bahsedelim;

1-Aktif Dinleyin, anlamaya çalışın: Aktif dinleme yani gerçekten dinleyerek, karşı tarafı kısa sözcüklerle ve vücut diliyle dinlediğinizi hissettirerek dinleyin. Bu hem karşı tarafın sizle tüm bilgileri doğru paylaşmasını hem de size güvenmesini sağlar. Bu bile bazı çalışanların ilk tepkisini giderebilir. Dinlerken düşünün ve sorular sorarak anladığınızı ve çözüm düşündüğünüzü belli edin. Bu aktif iletişim bazen yanlış anlaşılmaların da fark edilmesini sağlar. Bu sayede bazı sorunlar bu ilk adımda çözülebilir.

2-Sonuç Odaklı olun: İnsanlara nasıl olması gerektiğiyle ilgili yöntemler değil sonuç alternatifleri sunarak çözüm odaklı olun. Ayrıca karşı taraftakine sorumluluk vererek yani onun karar ve aksiyon alması sağlanarak sorunu ve çözümü sahiplenmesini sağlayın. Böylece artık mücadele onun olduğu için bu konuda daha ısrarcı olacaktır.

3-Hizmetkar Lider olun: En popüler liderlik tiplerinden biri olarak çalışanlarınızı motive eden, onların önündeki engelleri kaldıran lider olun. Sizin aksiyonunuzla çözülecek meseleleri hızla halledin. Farklı kişisel sorunlar varsa bunları anlayarak bunlar için de yapabileceklerinizi hemen yapın. Sizin görüşmeniz gereken ya da sizin yapmanız gereken her işi engeli ortadan kaldırmak ve direnci engellemek için hemen yapın.

4-Karar vermeye destek olun: Dirençli çalışan aslında ikilemde kalmıştır. Yapmak istediğiyle yapılması istenen arasında düşünmek onu durduruyor ya da itiraz ettiriyor olabilir. Bazen bu alternatiflerin sayısı da artabilir. Böyle bir durumda çalışanın hızlı karar vermesi için olası sonuçları görmesini sağlayarak karar vermesine destek olabilirsiniz.

5-Her zaman olumlu olun: Sandiviç iletişim modelini duymuşsunuzdur. Kişi hakkında ya da olay hakkında konuşurken olumlu şeyler söyleyerek başlayın sonra söylemeniz gereken olumsuz ifadeleri kullanın ama iletişimi yine olumlu ifadelerle bitirin. Bu sayede aslında olumlu giriş ve kapanışınız karşı tarafa umut verecektir. Olumsuz durumu da daha sağlıklı değerlendirmesini sağlayacaktır. Ayrıca çalışan bu umuda bağlanarak yola devam edebilir, yöneticisine güvenebilir ve saygı duyabilir. Bu da sizin istediğiniz ortamın oluşmasını sağlar.

6- Örnek paylaşın: Karşınızdaki kişi ikna olmak için sözlerden daha fazlasına ihtiyaç duyar. Onlara emsalleri göstererek düşündüğünüz çalışmalara ikna olmasını sağlayabilirsiniz. Hatta tanık ya da benzer tecrübelere sahip kişilerden de destek alarak bu somut süreci destekleyebilirsiniz. Gerekirse bir deneme yapılmasını da önerebilirsiniz.

7-Kendinizi ortaya koyun: İletişimde en önemli şey sözü söyleyen kişinin karşı tarafa göre konumudur. Yani ne kadar güvenilir ve saygın biriyseniz ya da meşru bir pozisyon gücünüz varsa bunu kullanabileceğiniz şekilde “değişime ben inanıyorum”, “bu hepimiz için çok önemli”, “senin desteğin bizim için çok önemli” gibi ifadelerle kişiyi telkin edin. Sizin kararlılığınız kişinin de bu süreçte yer almasını sağlayacaktır.

8-Zor olandan başlayın kolaylaştırın: Değişim ya da dönüşüm sürecinde en dirençlik gördüğünüz yer, iş ya da kişilerden yapmak istediğiniz şeyi başlatır ve başarırsanız diğer çalışmaları daha kolay yürütürsünüz. Özellikle direnç konusunda sesi en çok çıkan ya da bu konuda en zorlu görünen kişileri kazanmayı başarmanız sonraki çalışmalarınızı olacağından daha kolay hale getirir. Artık bu kişiler hem daha fazla kişiye cesaret verir hem de onlar yine en çok sesi çıkanlar olacağı için bu sefer bu enerjiyi kendiniz için kullanmış olursunuz.

9-Uygulayın ve gösterin: Karşı çıkanların çoğu sonucuna da ikna olmamıştır. Özellikle fikrini değiştirmeyen insanlar için olumsuz sonuçları görmek ikna edici olabilir. Bu yolda en dirençli çalışanın artık olmamasını yani organizasyondan çıkmasını sağlamanız daha ikna edici ve size güç verici bir müdahale olabilir. Bu hoşgörünüzün limitini ve ne kadar kararlı olduğunuzu da gösterir.

10-Ödül, teşvik ve terfi araçlarını kullanın: İş hayatının yarısı teknik iş motivasyonu diğer yatısı maddi yeterlilik ya da kazanç motivasyonudur. Bu doğrultuda bu değişim ve dönüşüm çalışmalarınıza katılmaları için özellikle orta kademe yöneticiler için bu araçları kullanmaktan çekinmeyin.

PMBOK 7 Türkçe Satışa Çıktı!

14 Nis

PMI tarafından yayınlanan son Proje Yönetim Bilgi Birikim Kılavuzu PMBOK 7 ‘nin Türkçe çevirisi satışa çıktı!

Kitabı satın alabileceğiniz linki ve bu kitapla ilgili yaptığımız eğitimin videosunun linkini aşağıda paylaşıyorum. İyi çalışmalar.

PMBOK 7 Eğitimi

Kitap Satın Alabileceğiniz Link

2021 Yılı PMP Sınavı Değişiklikleri

22 Ara

Proje Profesyonelleri Gelişiyor – ve PMP® sertifika sınavı da gelişiyor
Proje yönetimi profesyonellerinin her zamankinden daha çeşitli becerilere ve yaklaşımlara ihtiyacı var. Proje Yönetimi Uzmanı (PMP) ® sertifika sınavı, bu ihtiyaçları karşılamak için 2 Ocak 2021’de değişecek ve üç yeni alana odaklanacak:

İNSANLAR – bir proje ekibine etkili bir şekilde liderlik etmekle ilgili becerileri ve faaliyetleri vurgulamak

SÜREÇ – bir proje yönetmenin teknik yönlerini güçlendirmek

İŞ ORTAMI – projeler ve organizasyon stratejisi arasındaki bağlantının vurgulanması

Tahmine dayalı, çevik ve karma yaklaşımlar dahil olmak üzere değer sunma spektrumunu kapsayan içerik, üç sınav alanına dahil edilecektir.

Yeni sınav şunlardan oluşur:
180 soru (önceki sınav 200’dü) ancak aynı sayıda soru puanlanacak yani 175.
Sınavı tamamlamak için 230 dakika verilecek.
Toplam iki 10 dakikalık mola alınabilecek.
Sorular, çoktan seçmeli, çoklu yanıtlar, eşleştirme, etkin nokta ve sınırlı boşluk doldurma işlemlerinin bir kombinasyonu olacaktır. Daha fazla bilgi edinmek için prototip soruları inceleyebilirsiniz.


Buradaki güncellenmiş sınav içeriğini gözden geçirerek yeni sınav hakkında daha fazla bilgi edinin.

Agile(Çevik) Olmanın Öncesi ve Ötesi

7 May

30 Yıldan fazla geçmişi 20 yıllık şöhreti ve 10 Yıldır da herkesin gözdesi olmayı başarmış bir kavram Agile yani Çeviklik. Aslına bakarsanız güneşin doğduğu topraklarda yazılıyor bu hikayenin özü. Toyota Üretim Sistemi kurmak için en iyisini yapmaya çalışıyor, israfı ve hatayı önlemeye ve de KAIZEN ile sürekli iyileştirmeye başlıyor bundan neredeyse 60-70 yıl önce. Batı geliyor bunu alıyor herkesin benimseyeceği bir hale LEAN yani YALIN isminde bir tanımlamaya sığdırıyor. Üretimde bu yaklaşımlar yıllar yılı hem kullanılıyor hem geliştiriliyor. Kısıtlar teorisi, KANBAN ,kartlarla durum takibi, POKE YOKE derken. Üretim 5S, Toplam Kalite Yönetimi gibi teknikler uygulayıp kendini çok iyi yerlere getiriyor. Teknolojinin gelişimi ile bugün Endüstri 4.0 konuşulurken aslında süreçler ve sistemler bu mantıkla tasarlanmaya ve iyileştirilmeye devam ediyor.

Peki üretim sürecindeki gibi bir süreç olan proje yönetim sürecinde de kaynak kısıtları varsa, hız önemliyse, kuyrukta bekleme olmamalı diyorsak ve hepsinden de önemlisi ne yapabileceğimizi bilerek ya da yaptığımızın olup olmadığını bilerek hareket etmemiz bizi başarılı yapacaksa üretimin başardığını projelerde de başarabilir miyiz? Bu sorunun cevabına EVET diyenler bir çok fikir attılar ortaya ve sonrasında da bu fikri ortaya atanlar bir araya gelip bunun genel adına Agile dediler. Esinlendikleri üretimden çok fazla esinlendiler ama kendi gerçeklerini göz önüne alarak farklı prensipler de belirlediler. Üretim sürecindeki talimatlardan ziyade ekip içi iletişimin önemli olduğunu, sözleşme maddelerinden ziyade müşterinin beklentilerinin önemli olduğu bir yapı önerdiler. Üst kavramlarda anlaşsalar da onlarca çevik uygulayıcısı kendi pratiklerini yazdı. Çoğu da şirketleşti, kendi kitaplarını, kendi sertifika sınavlarını üretti ve bu konuyu ayrı bir ticarete dönüştürdü. Burada durup düşünmemiz gereken bir şey var. Agile yapılır mı? olunur mu? cevap basit Agile olunur çünkü agile bir felsefe, agile bir kültür agile bir uygulama çerçevesi. Agile’a bizi üretilen farklı yaklaşımlar yakınlaştırmalı diyoruz ama her geçen gün bu yaklaşımların bizi farklı yerlere götürdüğünü de görüyoruz. O nedenle önemli olan agile felsefesini anlamak, benimsemek ve uygulayabilmek. Uygulamada kurallar olabilir ama felsefenin çerçevesini değiştirmeden bu kuralların uygulanması önemli.

Burada da en önemli görev projelerin yürütüldüğü organizasyonların yöneticilerinde. Bu değişim ve dönüşümü başlatmak hiç kolay değil. Önce yöneticilerin kendisi agile olmalı ki biz onlara hizmetkar lider demişiz. Kendi kendini yöneten ekipleri motive eden ve onların sorunlarını çözen yöneticiler. Talimat veren veya kontrol eden değil. Ekip’in tabi ki bir düzeni olacak, tekrarlı döngülerinde neler yapacağını planladığı. Bu planlamada ve yolda ona yardımcı olacak, öncelikleri belirleyen ve son karar veren yetkili bir iş birimi sorumlusu çok önemli. Hız ve kalite ne kadar önemliyse ekip içi görüşmeler de o kadar sık ve kolay olmalı. Aynı yerde çalışmalar, her gün aynı yerde aynı saatte yapılan görüşmeler. Her tekrarlı döngü sonunda yapılanların gözden geçirilmesi ve deneysel olan bu sürecin gerektiğinde başa dönmesi de önemli. Ekibin bir durup düşüneceği kendini sorgulayıp daha iyisini arayacağı görüşmeler de olmalı. Bütün bu yapılması gerekenler için bir süre sınırı olması her günümüz her anımız toplantı olmaması için çok önemli. Felsefemiz iletişim, sık sık yapılanı konuşma ve çözüm odaklı olma iken tüm bu kurallar da bunu yapabilmemize imkan sağlayacak ama büyük olmayan bir ekiple. Bunu yapabilen ve başarabilen proje ekipleri var ama projelerinin yapısı, şirketleri, proje ekip üyeleri ve diğer tüm koşulları onlar için bir avantaj diye düşünüyoruz. Agile olmaya çalışanlar ya da agile olduğunu sanıp agile yapanlar hatta agile kurallarını geleneksel süreçlerde uygulayanlarda var. Bu onların eksikliği değil. Bu onların mecburiyeti. O nedenle Hibrit konuşuyoruz hatta Blended yani Harmanlanmış Yaklaşımlar konuşuyoruz. Her zaman hedefe giden birden fazla doğru yol vardır. Hedefe giderken yolda gidiş tarzınız da değişebilir. Hibrit ve Harman Yaklaşımlar bunu ifade eder. Başka bir deyişle gerektiğinde gerekeni yapmaktadır doğrusunu yapmak.

Proje dünyası bunları kendi içinde yaşarken hızını alamayan uygulayıcılar çoktan Organizasyonel Çeviklik ve İş Çevikliği söylemlerini yaygınlaştırdılar yani sadece bir projede değil diğer tüm iş birimi çalışmalarında aynı felsefe verim, hız ve kalite getirecek dendi ve denendi. Bunun da güzel uygulandığı şirketler oldu. Çünkü işin sırrı değişimi ve dönüşümü başarmak. İletişimi geliştirmekle başladılar çalışmalara daha kısa döngülerle planlama yapıp, sonuçları yani olası başarısızlıkları erken fark ettiler. Bu da işin en önemli parçası olan değişime adaptasyonu sağladı. Kimi zaman öncelik kimi zaman talep değişti, kimi zaman da devir değişti. Onlar da bu değişime ayak uydurarak iş yaptıkları ölçüde başarılı oldular. Herkes bunu başarabilir mi? diye sorarsanız bence EVET. Çünkü bu anlatılanlar insanlarla ilgili, bizim yaşadığımız sorunlarla ilgili. Temelinde yine bizden çok önemli kilit konular var. İletişim, iş birliği, ekip olma, güven, hız, kalite ve memnuniyet. Bunlar uygulanırsa başarı da elde edilir.

Uzun lafın kısası 100 yıldan fazla geçmişi olan modern proje yönetiminin 30 yıllık çevik yaklaşımlarla mücadelesi her geçen gün farklı değişikliklerle bizi şaşırtan dünyada beklendiği gibi çevik yaklaşımların galibiyetiyle devam ediyor. Fakat bu iki kavramı bir birine rakip görmemiz gerektiğini de bildiğimiz için bu yenilgiyi resmileştirmeden yapabileceğimiz en iyi şey projesine hatta projenin içinde sürecine uygun geleneksel, çevik, hibrit ve harman yaklaşımı uygulamak olacaktır. Çünkü çevik yaklaşımların cevap vermeye uğraşmadığı bir çok sektördeki uygulamalara sahip olduğumuz geleneksel kaynaklar cevap verebiliyor. Bu nedenle gelecek, geçmişine hakim, geleceğe hazır, bugünün değişimini yönetecek kadar tüm yönetim yaklaşımlarını bilerek uygulayanların olacaktır.

PMI PMP ve Proje Yönetimi

21 Oca

PMI (Project Management Institute) 1969 Yılında Amerika merkezli olarak Proje Yönetimi Sürecinin standartlaştırılması için kurulmuştur. Geçen 50 yıllık süreçte yaklaşık 600 Bin üyesi olan organizasyonun akredite ettiği sertifika sahiplerinin sayısı 1 Milyonu geçmiştir.

PMI Proje Yönetimi ve ilgili konularda standart, uygulama pratikleri ve rehber kitapları yayınlamakta ve Proje Yönetimi ile ilgili yan uzmanlık alanlarının sertifika sınavlarını merkezi olarak düzenlemektedir.

PMBOK(Project Management Body of Knowledge) Proje Yönetimi Bilgi Birikimi Kılavuzu 6.Versiyonu yayındadır. Bu kitap PMI’ın dünyadaki tüm PMI gönüllülerinin katkıları ile hazırlanmıştır. Geniş bir kitlenin tecrübesini içeren ve Proje Yönetim Standardının da referansı olan bu kitap en iyi pratikleri içerdiği ve genel olarak kabul gördüğü için PMI Proje Yönetim Standardı dünyada en çok kabul gören Proje Yönetim Standardıdır. Bu standart konu, meslek ve branş bağımsız tüm proje tipleri için standarttır.

PMI, kendini liderlik enstitüsü olarak tanımlar. Ülkelerdeki dernek uzantılarıyla proje yöneticileri için profesyonel gelişim anlamında kariyer yolu sağlar. PMI tarafında gönüllü olarak görev alan profesyoneller PMI toplantı ve etkinlikleriyle profesyonel gelişimini destekler. Türkiye’de de 1.000’e yakın PMI üyesi ve 4 Binden fazla PMP® Sertifikalı profesyonel vardır. İnşaat Sektöründen Bilgi Teknolojilerine, Savunma Sanayinden Finans Sektörüne tüm sektörlerden üye ve sertifikalı proje yöneticileri üyeler arasındadır.

215’den fazla ülkede 300’den fazla yerel organizasyonla yaygınlaşma ve farkındalık çalışmalarını yürüten PMI’a üye olmanın ve PMP®(Project Management Professional) yani Proje Yönetimi Profesyoneli Sertifikasına sahip olmanın avantajları aşağıdaki gibidir.

  1. PMP® Sertifikası sahiplerinin proje yönetimi konusundaki bilgileri, becerileri ve tecrübeleri yapılan sınavla tescillenmiştir.
  2. PMP® Sertifikası, proje yöneticilerinin uluslararası olarak bu unvana sahip olduğunu ifade eder.
  3. PMP® Sertifikası Proje Yönetimi için planlama teknikleri ve iletişim yönetimi gibi önemli yeteneklerin Proje Yöneticisinde olmasını sağlar.
  4. PMI Üyeleri Proje Yönetimi konusunda kitap, makale ve yayınlara ücretsiz erişir.
  5. PMP® Sertifikalı Proje Yöneticileri Projenin uçtan uca tüm süreçlerinde neyi nasıl yapacağına hakimdir. Bu hakimiyet sayesinde Proje Planlama ve Koordinasyon becerisini projeye yansıtarak Projenin başarılı olmasını sağlar.
  6. PMP® Sertifikası bir çok ihale sürecinde Proje Yöneticisi niteliği olarak aranmaktadır.
  7. PMP® Proje Yönetim Süreçleri projelerde iş birliği yapan şirketler arasında ortak dilin oluşturulması için önemlidir.

Dünya’daki güncel PMI Üye ve Sertifikalı profesyonel sayıları aşağıdaki gibidir:

Kurumsal Yönetişim

12 Kas

Kurumsal Yönetişim, “Corporate Governance” kavramı tüm dünyada yaygın olarak bilinen ve  son yıllarda çok daha fazla adını duymaya başladığımız bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır.

Günümüz iş dünyası koşullarında yeni bir şirket kurup büyümek ve farklı sektörlerde faaliyet göstermek oldukça zor ve komplike bir hal almış durumda. Değil yeni bir şirket kurup yönetmek,hazır kurulu düzeni olan şirketlerin bile ayakta durması ve yeni sektörlere yelken açması çok zor hal almış durumda.

İşte bu koşullar ile baş etmek ve hedeflere kararlı bir şekilde yürümek için şirketlerin dikkat etmesi gereken bir çok kriter mevcut.Bu kriterlerin en başında ise;

 

-Saydamlık

-Hesap Verebilme

-Sorumluluk Alabilme

-Adil olmak

gibi kriterler göze çarpıyor.

Bu kriterlerle bağlantılı olarak  Kurumsal Yönetişim, şirket sahipleri,şirket yöneticileri ve hissedarlar arasında ki ilişkilerin adil, saydam, hesap verilebilir temeller üzerine kurulduğu ve sorumluluklar başta olmak üzere tüm kuralların iyi tanımlandığı ve ayrıca verimliliği arttırmaya yönelik bir kavram olduğu ortaya çıkmaktadır.

Şirketler “Kar Etme ve Büyüme ” dürtüsü ile birlikte bir çok yeniliği uygulamak istemekte ve yeni pazarlara açılarak büyümeyi arzu etmektedirler. Şirketler arzu edilen bu hedefleri  gerçekleştirmek için yeni ortaklıklar,yeni anlaşmalar yapmak ,yeni kararlar almak gibi farklı yollara başvurabiliyorlar.

Bu büyüme isteği ile birlikte şirketler yönetim yapısını değiştirerek yeni yönetim şekilleri ve yöneticiler ile çalışmakta,ortaklık yapısını değiştirerek farklı şirketler ile birleşmeler yapmakta veya halka açık hale gelmektedir.Bunlar ile paralel olarak şirketlerin dikkat etmesi gereken en önemli nokta ise, faaliyet süreci boyunca etkileşimde olduğu tüm unsurlara karşı şeffaf,adil,hesap verebilir olmalarıdır.

Aslına bakıldığında istenilen ve yapılan tüm değişimler  “Kurumsal Yönetişim ” kavramını ortaya çıkaran önemli etmenlerdir.

Kurumsal Yönetişimin varoluş amacı ise , tüm bu yapılan değişikliklerden dolayı meydana gelen yeniliklerin getirdiği tehlike ve kriz ortamına karşı, şirketlerin ilk olarak sahiplerine sonra ortaklarına ve diğer etkileşimde bulundukları kişilere karşı bazı sorumluluk ve haklara sahip olduğunu hatırlatmaktır. Ayrıca küreselleşme ile birlikte dünya üzerinde meydana gelen ve iş dünyasını etkileyen krizlere karşı da şirketleri koruma amacı  güden bir anlayış şekli olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kurumsal Etkileşim kavramının en iyi şekilde işlemesi ve uygulanmasını sağlamak amacıyla belirli prensipler belirlenmiş ve SPK,İMKB,BDDK gibi büyük kurumların bu alanda çalışma yaptıkları görülmüştür.Ayrıca uluslararası düzeyde, OECD tarafından başlatılan çalışmalar sonucunda 1999 yılında “Kurumsal Yönetişim İlkeleri” yayınlanmıştır. Bu ilkeleri tanıyarak yazımıza son verelim;

Etkin Kurumsal Yönetim Çerçevesi Oluşturulması: Bu ilke ile birlikte,Kurumsal yönetim ,şeffaf ve kanunlara uygun olmalı ve farklı denetim, düzenleme ve yürütme unsurları arasında sorumluluk dağılımını açıkça yapılması sağlanmaktadır.

Pay sahiplerinin hakları ve adil muamele görmeleri ile temel ortaklık işlevleri: Bu ilke ile birlikte, bilgiye erişme ve ortakların genel kurulu yoluyla önemli şirket kararlarına katılmayı da içeren, temel ortaklık haklarının adil olarak belirlenmesi sağlanmaktadır.

Kurumsal yatırımcılar, pay senedi piyasaları ve diğer aracılar:Bu ilke ile birlikte,vekil sıfatıyla hareket eden kurumsal yatırımcılara özel bir vurgu yapmak suretiyle, yatırım zinciri boyunca sağlıklı teşviklerin olması ihtiyacını ele alınması sağlanmaktadır.Ayrıca şirketlerin farklı ülkelerde halka açılmalarına ve pay senedi piyasalarında adil ve etkin fiyat oluşumunun önemine ilişkin de yeni ilkeler içermektedir.

Menfaat sahiplerinin rolü: Bu ilke ile birlikte, şirketler ile menfaat sahiplerinin etkin işbirliğini cesaretlendirilmekte ve yasalar ve karşılıklı anlaşmalar ile tesis edilen menfaat sahibi haklarının tanınmasının önemini vurgulamaktadır. Bu bölüm ayrıca menfaat sahiplerinin bilgiye zamanında ve düzenli olarak ulaşmalarını ve haklarına halel geldiği durumlarda telafi elde etme haklarını desteklemektedir.

Kamuyu aydınlatma ve şeffaflık: Bu ilke ile birlikte,kamuya yapılacak açıklamaların temel alanlarını belirlemektedir, örneğin; finansal ve faaliyet sonuçları, şirket hedefleri, büyük pay sahipliği, ücretlendirme, ilişkili taraf işlemleri, risk faktörleri ve yönetim kurulu üyeleri.

Yönetim kurulunun sorumlulukları: Bu ilke ile birlikte,kurumsal stratejinin gözden geçirilmesi, üst yönetimin seçilmesi ve ücretlendirilmesi, önemli şirket elde etmeleri ile bölünmelerin gözetimi, şirketin muhasebe ve finansal raporlama sisteminin dürüstlüğünün sağlanması gibi hususların dâhil olduğu yönetim kurullarının esas işlevleri ile ilgili rehberlik sunmaktadır.

Umarım faydalı bir yazı olmuştur.

Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle sağlıcakla kalınız…

Kaynakça: https://www.oecd.org/daf/ca/Corporate-Governance-Principles-TUR.pdf

http://www.gokhansengul.org/kurumsal-yonetisim/