Arşiv | BT Yönetişimi RSS feed for this section

Değişimi Yönetmek

25 Mar

Bir tavsiye üzerine değişim yönetimi ile ilgili güzel bir fabl kitabı okudum. Bu kitapta organizasyonların karşılaştığı değişim ihtiyacında izlenecek yol güzel bir şekilde tarif edilmiş. Kitabın adı: “Buzdağımız Eriyor” Buradan hem kitabın okunmasını önermek için detaylarını paylaşmak istedim hem de bu kitabın bana çocuklarımız için de değişimi ve proje yönetimini anlatan bir kitap yazma konusunun ne kadar önemli olduğunu düşündürdüğünü paylaşmak istedim. Evet, kolları sıvıyoruz bu kültür küçük yaşta verilmeli. Kitap için çalışmalara başladım.

tumblr_inline_otjjyckCz61sosog6_1280Kitabın içeriğine gelince:

Kitabın yazarları, John Kotter ve Holger Rathgeber’dir.

Meraklı ve gözlemci bir penguen olan Fred zamanını buzdağını ve okyanusu gözlemleyerek geçirir. Bir gün kimsenin görmediği ve fark etmediği bir sorunu, buzdağının altında kırıklar ve çatlaklar oluşmaya başladığını gözlemler. Bunu arkadaşları ve kolonide lider durumda bulunan penguenlerle paylaşır. Böylece değişimin hikâyesi ve var olan ama görünür olmayan problemlerle başa çıkacakları hikâyeleri başlar.

Fred’i dinlemek isteyen penguenlerin yanı sıra değişimden hoşlanmayan ve sorunları görmezden gelen, NoNo(HayırHayır-Hayırcı-İstemezükçü 🙂 ) gibi penguenlerde vardır.

Kitabın Ders Bölümünde anlatılan Başarılı bir değişimin sekiz yolu;

Hazırlık Yapın

  • Acil Durum Hissi Yaratın

Değişimin gerekli olduğunu ve derhal harekete geçmenin önemini diğerlerinin görmesi için yardım etme.

  • Yol Gösterecek Takımı Kurunuz

Değişime, liderlik, güvenilirlik, iletişim özellikleri iyi, analitik yetenekleri yüksek ve aciliyet duygusuna sahip olan güçlü bir grubun rehberlik ettiğinden emin olun.

Ne Yapılacağını Kararlaştırınız

  • Değişim Vizyonunu ve Stratejisini Oluşturunuz

Geleceğin geçmişten nasıl farklı olacağını ve bu geleceğin nasıl gerçekleşebileceğini açıklama…

Gerekeni Yapınız ve Gerçekleştiriniz

  • Anlayış ve Ortaklık İçin İletişimde Bulunun

Diğerlerinin vizyon ve stratejiyi anladığından ve kabul ettiğinden emin olunması.

  • Diğerlerini Hareket Geçmeleri İçin Güçlendirin

Bir düşünceyi gerçeğe dönüştürmek isteyenlerin önünde bulunan engelleri ortadan kaldırmaya çalışın böylece düşünceyi gerçeğe dönüştürebilsinler.

  • Kısa Vadede Kazançlar Üretin

Mümkün olan en kısa zamanda görülebilir, açık başarılar yaratın.

  • Gevşemeyin ve Yorulmayın

İlk başarılı sonuçtan sonra daha sert ve daha zor işlerde başarılı olmaya çalışın. Düşünce gerçek olana dek değişikliklerde yorulmaz olun.

Kalıcı ve Sürdürülebilir Olmasını Sağlayın

  • Yeni Bir Kültür Oluşturun

Yeni davranış yollarına tutunun ve bunların başarılı olduklarından emin olun ta ki eski geleneklerle yer değiştirecek kadar güçlü oldukları zamana dek.

Hikaye şu önemli dersi anlatır;

Kendinize sorun, eriyen ya da eriyebilecek olan bir buzdağında yaşar mıydınız? Buzdağlarının erimesi birçok şekilde ortaya çıkabilir: yaşlanan ürün bantları, ilgisiz duruma gelen okullar, kaliteyi düşüren hizmetler, anlamı olmayan iş stratejileri, uygulaması okyanusta batan yeni bir strateji.

Organizasyonunuzdaki değişim savunucuları kimler? Değişime hayır diyenler kimler? Sizin rolünüz ne olabilir?

Reklamlar

BTK PYO – Kamu için Örnek Proje Yönetim Ofisi

3 Oca

2017 Yılında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunda yürüttüğümüz Proje Yönetim Ofisi çalışmalarımızı, Başarılı Proje Yöneticilerine Teşekkür Belgesi ve Eğitim Katılımcılarına Katılım Sertifikası Takdim Töreni ile taçlandırdık.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu – BTK Ailesine ve bu çalışmaları destekleyen Kurum Başkanımız Sayın Ömer Fatih Sayan’a Teşekkür Ediyorum.

BTK Proje Yönetim Ofisi olarak, BTK’ya özel Proje Yönetim Metodolojisi oluşturduk ve Yıllık Master Proje Planlamasıyla Portföy Yönetim Süreci yapılandırıp izleme ve kontrol süreçlerini işlettik. Bu süreçte haftalık düzenli takip ve raporlamayla projelerin başarılı olması için çabaladık. Detaylarını daha sonra paylaşacağım bu süreç, bence Kamunun gerçeklerine, mevzuatına ve ihtiyaçlarına uygun güzel bir çözüm oldu.

CMMI Ekseninde Süreç Geliştirmenin Anlamı, Önemi ve Türkiye’de CMMI Belgelendirmeleri

16 May

CMMI

CMMI “Capability Maturity Model Integration”, “Entegre Yetenek Olgunluk Modeli” anlamına gelen bir referans modeldir. CMMI, Carnegie Mellon Üniversitesi’ne bağlı Yazılım Mühendisliği Enstitüsü (SEI) tarafından Amerikan Savunma Bakanlığı’nın (Department of Defense, DoD) isteği üzerine 1986 yılında geliştirilmeye başlanmıştır. Dünyada 101 ülkede CMMI kullanılmaktadır ve aralarında Amerika, İngiltere ve Çin’in olduğu 11 ülke hükümeti, ülkenin ekonomik kalkınması için CMMI’a yatırım yapmaktadır. CMMI bugün itibariyle 10 dile çevrilmiştir. Türkçe çevirisi yoktur. Amerika Birleşik Devletlerinde, birçok askeri ve kamu projelerinde yüklenicilerinin CMMI modeline göre derecelendirilmiş olması ve minimum seviye 3 olması beklenmektedir.

Son Olarak, 20 Şubat – 3 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilen CMMI Seviye 5 değerlendirmesini başarıyla tamamlayan TÜBİTAK BİLGEM YTE, Türkiye genelinde kamu kurum ve kuruluşları arasında CMMI 5 seviyesine ulaşan tek ve ilk kurum olma özelliğini kazanmıştır. Türkiye’de CMMI Seviye 5 olan 3 kurum (Huawei Telekomunikasyon, Milsoft ve TÜBİTAK BİLGEM YTE), dünya genelinde ise bu seviyeye sahip yaklaşık 500 kurum ve kuruluş bulunmaktadır. Türkiye’de CMMI Seviye 3 olan 35 tane kurum ve kuruluş bulunmaktadır. (Tüm kurumların listesine Türkiyede CMMI Belgesi Sahibi Kuruluşlar_15Mayıs 2017 belgesinden ulaşabilirsiniz.)

CMMI Bakış Açısının Önemi

Olgunluk modelinin geliştirilmesi konusu, Global şirketlerin üst düzey yöneticilerinin yarısının gündeminin ilk üç sırasında yer almaktadır. (McKinsey & Co)

Kuruluşların %70’inden fazlası yetenek boşluğunu ilk 5 zorluklarından biri olarak tanımlamaktadır. (Bersin By Deloitte)

CMMI derecelendirmesi yazılım geliştirme sürecini önceden kestirilemez bir iş olmaktan çıkartıp yönetilebilir, ölçülebilir, tahmin edilebilir ve tekrarlanabilir bir süreç haline getirmeyi hedeflemektedir. CMMI modeli, bir kurumun ya da kurum içindeki bir sürecin, sağlık durumu hakkında bilgi vermektedir. “NE” lerin olması gerektiği gibi olduğunu ve “NE” lerin olması gerektiği gibi olmadığını göstermektedir. Bu bilgi, kendini iyileştirmek isteyen kurumların ya da projelerini hangi kuruma ihale etmek için karar vermek durumunda olan satın alıcıların, çok işine yaramaktadır.

CMMI modeli, şirket olarak ya da bir topluluk olarak en iyi duruma gelmenin yolunu göstermektedir. Şirketi yönetirken, şirket içindeki işler gerçekleştirilirken, kişisel egolardan çok, topluma faydanın ön plana çıktığı şirketleri yaratmak amaçlanmıştır. Şirketin, günlük işleyişinin, yönetiminin gerçek insanlardan alınıp süreçlere devir edilmesi önerilmektedir. Böylece şirket yöneticileri, insanları değil süreçleri yöneteceklerdir. Yön-etmek burada yön vermek anlamına gelmektedir. Süreçleri oluşturacak olanlar süreçleri gerçekleştiren çalışanların ta kendileridir. Çalışanlar bu şekilde kendi kendilerini yönetebilecektir. Yani özgür olacaklar. Yeniçağda, en önemli ekonomik sonuçlar yaratıcılık ve yenilikçilik ile elde edilebilmektedir. Sadece özgür insanlar gerçekten yaratıcı ve yenilikçi olabilir. Dolayısı ile bu şirketler yaratıcı ve yenilmez olacaklardır. Ayrıca şirket yöneticileri, şirketin günlük işleyiş sorunlarından uzaklaşarak şirketin uzun vadeli, topluma daha fazla katma değer üretebileceği stratejik kararlara odaklanabileceklerdir. İşte CMMI, bu şekilde, özgür, yaratıcı ve yenilikçi bir çalışma düzeni yaratmanın yolunu göstermektedir.

CMMI modelleri birer süreç ya da süreç tanımı değildir. Süreçlerin gerçekleştirilmesinde birer yol göstericidir.

Bu süreç alanlarının her biri kurum içinde var olan ya da kullanılan ve birbirleriyle organik bağı olan süreçlerin bir araya getirilmesinden oluşmaktadır. Süreç alanları birbirlerinden bağımsız olarak tanımlanmış olsa da kurumsal yapı içerisindeki etkileşimlerin herhangi bir süreç iyileştirme çalışmasındaki sonuçları mutlaka gözönünde tutulmalıdır.

CMMI modeli içinde 25 süreç alanı vardır. Bu süreç alanları 4 ana disiplin altında toplanır: Sistem Mühendisliği, Yazılım Mühendisliği, Bütünleşik Ürün ve Süreç Geliştirme ve Tedarikçi Kontrolü (SGTK)

CMMI-DEV, Hizmet ya da ürün “geliştiren” kuruluşlar için tasarlanmıştır. Projeler gerçekleştiren, bu projelerinin sonunda yeni bir ürün ya da hizmet oluşturan kuruluşlar, bu yıldız kümesinden faydalanabilirler. Bu yıldız kümesi dışında CMMI-SVC (Hizmet verme konusunda), CMMI-ACQ (Satın Alma konusunda) yıldız kümeleri vardır.

CMMI, yazılım geliştiren kuruluşların performanslarını iyileştirmek için tanımlanmış etkin süreçlerin temel öğelerini içeren çerçeve yetenek olgunluk modeli ile bu model doğrultusunda olgunluk seviyesini ölçen bir değerlendirme yöntemi (SCAMPI) de sunmaktadır. Değerlendirme CMMI enstitüsü sertifikalı bir denetçinin başkanlığında yapılmakta ve kuruluşlara 1’den 5’e kadar derece verilmektedir.

Yetenek olgunluk modelleri süreçleri 5 seviyede değerlendirirler. Bu seviyeler şunlardır:

  1. SEVİYE: Süreçler önceden tahmin edilemez, kontrolleri zayıftır ve tepkiseldirler. Anlık çözümler geliştirilir ve acil durumlarda süreçler tamamen bir kenara bırakılır.
  2. SEVİYE (YÖNETİLEBİLİR) :Süreçler proje bazında tanımlanır ve yönetilir. Projenin süreçleri bir havuzda toplanılarak yönetilir.
  3. SEVİYE (TANIMLANMIŞ): Süreçler kurum bazında tanımlanır ve yönetilir. Kurumun süreçleri bir havuzda toplanır ve tüm projelerde bu süreçler kullanılır.
  4. SEVİYE (NİCEL OLARAK YÖNETİLEBİLİR): Süreçler nicel olarak ölçülmekte ve kontrol edilmektedir.
  5. SEVİYE (EN İYİ):Süreçler ve süreç iyileştirme odak noktasıdır. Hedef, kaliteyi sürekli olarak arttırmaktır.

Yüksek Olgunluk CMMI Seviye 4 ve 5 olgunluk seviyelerine karşılık gelmekte olup yazılım geliştirme süreçlerinin veriye dayalı olarak, istatistiksel yöntemlerle yönetilebilir ve sürekli iyileştirilebilir olarak tanımlanması ve izlenmesidir. CMMI Olgunluk Seviyesi 4 veya 5’e erişen bir kuruluş, istatistiksel ve diğer nicel yöntemleri kullanarak sürekli yetkinlik geliştirme konusuna daha derin bir bağlılık sergilemektedir. Yüksek Olgunluğa sahip kuruluşlar, paydaşların ve müşterilerin ihtiyaçlarını karşılamak için sürekli olarak gelişmekte, uyarlanmakta ve büyümektedir.

CMMI Seviye 5 dünyada sayılı organizasyonların sahip olduğu bir derecedir. Mevcutta yüksek olgunluk seviyelerine sahip organizasyonların ArGe odaklı faaliyetler gösterdiği, seviye 3 ve altında olan organizasyonların hizmet sunumu kapsamlı faaliyet gösterdiği görülmektedir. Bu durumun arkasında gerek savunma gerek sivil sektörlerde araştırma merkezlerinin sektöre kabiliyet kazandırma ve rehberlik yapma görevleri aracılığıyla önderlik yapma misyonları yatmaktadır. Benzer bir motivasyonla kamu bilişiminde ARGE faaliyetleri ile önderlik eden TÜBİTAK BİLGEM YTE 2008 yılında CMMI-DEV Seviye 3, 2014’te yüksek olgunluk Seviye 4 ve 2017 Mart’ta Seviye 5’e ulaşarak yazılım geliştirmede yüksek olgunluk Kabiliyeti kazanmıştır.

TÜBİTAK BİLGEM YTE bu kapsamda edindiği bilgi ve tecrübe ile dijital devlet ekosisteminde ihtiyaç duyulan olgunluk seviyesinde yazılım geliştirilmesi için gerekli kabiliyetlerin geliştirilmesinde etkin rol oynamayı ekosistemin bir paydaşı olarak hedef edinmiştir.

CMMI® Enstitüsü Hakkında

CMMI Enstitüsü (CMMIInstitute.com) insan, süreç ve teknoloji alanlarında en iyi uygulamaların ilerlemesi için dünyada liderlik yapmaktadır. Enstitü, kuruluşlara yeteneklerini ölçmek ve operasyonlarını en iyi uygulamalarla karşılaştırarak ve performans boşluklarını belirleyerek olgunluğa ulaşmaları için araçları ve desteği sağlar. 25 yılı aşkın bir süredir, havacılık, finans, sağlık hizmetleri, yazılım, savunma, ulaşım ve telekomünikasyon gibi sektörlerde yüksek performans gösteren binlerce kuruluş, CMMI olgunluk derecesi elde etmiş ve yetenekli iş ortakları ve tedarikçiler olduklarını kanıtlamıştır. CMMI’in kuruluşunuzun performansının yükselmesine nasıl yardımcı olabileceği hakkında daha fazla bilgi edinmek için CMMIinstitute.com adresini ziyaret edin.

Kurumsal Proje Yönetişimine Çağrımdır

1 Oca

Geleneksel iş yapış şekillerimiz, takip çabalarımız ve kontrol amaçlı raporlama taleplerimiz aslında dünayda çok uzun süredir, bizde ise malesef yakın zamanda geride kaldı. Hatta Dünyada çoğu gelişmiş ülkede kurumsal organizasyonlar yeni düzenli yapılarının eksiklerini sorgulayarak yeni kavramları tartışmaya açıyorlar. Bu kavramlardan en dikkat çekeni ise YÖNETİŞİM. Öyle ki klasik yönetim anlayışımızdaki yönetim talimatları, kuralları ve kontrol dayatması verimli ve kaliteli iş süreçleri için terk edilme noktasına geldi. Şimdi konuşmamız gereken olgu ise sosyalleşen insanın, iş birliği, mükemmellik ve otonom yapıya alışabilme gücüdür. Bu doğrultuda insanın insanı, işin önünde tutarak güvensiz bir kurguyla takip etmesinden ziyade sistemin bir dişlinin çarkları şeklinde en iyisi için kendiliğinden çalışabilmesi, insanın kendisine verilen görevi yenilik vizyonuyla güvenli, tutarlı, doğru ve kaliteli yönetebilmesini sağlamak gerekiyor. İşte bu şartlarla sağlayacağımız olguya Yönetişim diyebiliyoruz. Bu olguyu Proje Yönetim Süreçlerinden fotoğrafın bütününe uyguladığımızdaysa Proje Yönetişimini konuşabiliyoruz.

Benim için Proje Yönetişiminin olmazsa olmazları organizasyonun stratejik hedeflerinin belirli olması, bu hedeflerle ilişkili yapılanma ve bu yapıyla doğrudan organik bağlantılı iş yapış şeklidir. Bu kavramları daha net ifade edersek Stratejik hedeflerle ilişkili Portföylerin yapılandırılarak bu portföyler altında Program veya Projelerin yönetimiyle diğer işlerin etkin takibinin sağlanması, yine aynı şekilde Programların, Portföylerin altında konumlandırılarak gerekli yönetici desteği sürece yansıtılarak program altında da yönetilecek projelerin başlatılması önemlidir.

Bu yapının faydası organizasyon kaynaklarının öncelikli portföylere ayrılması, portföy içinde de öncelikli program ve projelerin kaynaklara ulaşmasının sağlanması olarak görülür. Yine uçtan uca bakıldığında da tüm yapının mantıksal kırılımlar şeklinde ayrıştırılarak planlanabilir, kontrol edilebilir yani yönetilebilir yapıya kavuşturulduğu görülebilir.

Eskalasyon ve delegasyon işlemlerinin sağlıklı işletildiği organizasyonlarda proje hedefleri haricinde proje dışındaki rutin işler yani operasyonel işlerin de kaynak ve sorun bazlı olarak takip edilmesi mümkün olabilecektir.

Bu doğrultuda yapabileceğimiz şeyleri, tanımlı kurallarla; prosedür çalışmaları, etkili içerik ürettirecek şablon geliştirmeleri ve yapıyı güçlendirecek teknolojik araç ve destekleyici eğitim çalışmaları olarak sıralayabiliriz. Tüm bu çerçeve içerisinde tabi ki yeniliğe açık olma, sürekli iyileştirme prensibine hazır olma ve en iyisi için tüm çalışmalara lider olunması gerektiği unutulmamalıdır.

Sonuç olarak en alt seviyede uluslararası kabul görmüş en iyi uygulamaların süreçlere dahil edilerek yapının işletilmesi dışında organizasyonun tüm uzuvlarının bütünleşik olarak tanımlı kurallarla etkileşimli olarak yönetiminin sağlanması yani kurumsal proje yönetişimine geçilmesi önemli bir atılımdır.

Gerçek Sorunlara Kalıcı Çözümler

1 Oca

Çözümü nasıl bulacağımızı, şimdi daha iyi anlamak için biraz daha geriye, biraz daha detaya inmemiz gerektiğini anlatmak istiyorum. Ama bunu anlatırken ne çok teknik ne de çok basit ifadeler kullanmalıyım. Çünkü çözümler ne kadar zor olursa olsun zihniniz ne çok karışık, ne kadar kolay olursa olsun  ne de çok rahat olmamalı.

Öncelikle çözüm istediğimiz için soruna odaklanmamız gerekmektedir. Yani ilk soru, gerçek sorun veya sorunlarımız nedir? olmalıdır. Öyle ki çoğu tecrübemiz göstermektedir ki, organizasyonlar çoğu zaman yanlış iş, yanlış insan, yanlış teknoloji, yanlış araç veya yanlış süreç seçimi yaptıklarını düşünürler. Bu seçeneklerden bazen biri söz konusu olurken bazen bir kaçının varlığı bizi soruna götürmektedir. Ama doğru sorunu bulmak için en başta sorun aradığımız organizasyonu iç ve dış mevzuatıyla, kültürüyle ve mevcut işleyişiyle tanımamız gerekmektedir. Bu incelemeyle görülür ki dış veya iç mevzuat eksik veya anlaşılmaz veya da yanlış anlaşılmış, amaçlanan işler yanlış düşünen personel ile farklı süreçlerle yürütülmüş ve yanlış araçlar bizi çıkmaza sürüklemiş durumda olabilir. Bu tür durumlar en sık karşılaşılan durumlar olarak her zaman karşımıza çıkıyor. Bu noktada artık gerçek sorunları kalem kalem listeleyip, bu sorunlarla ilişkili ihtiyaçlarımızı belirlemeye geçebiliriz. Öyle ki iç, dış mevzuat çalışması öncesinde sektör araştırması, yapılacak işin analizi çalışması tüm paydaşlarla çözüm bulunacak şekilde ortaya koyulmalıdır. İç ve Dış Mevzuat, yapılan analizlerle sağlam dayanaklarla güçlendirilmeli akabinde iç süreç işleyişleri kaliteli ve verimli olacak şekilde en iyi uygulamalarla geliştirilmelidir.

Peki geldiğimiz noktada sürdürülebilir kalıcı çözümlere nasıl ulaşabiliriz? Her iyi sistemin sürdürülebilir bir yapıya kavuşması için şüphesiz doğru insanlara sahip olması gerektiği ortadadır. Peki nasıl bir insan doğru başlanan işi doğru devam ettirebilir? İşte bu hususta da 3 kriterle olması gerekeni ifade edebiliriz. BİLGİ, BECERİ ve PERFORMANS. Gerekli bilgiye ve tecrübeye sahip insan neyi nasıl yapacağını ve hangi durumda neyi yapmanın doğru olduğunu bilir. Kişiler arası iletişim becerisine sahip insan yani insanları dinleyebilen, anlayabilen ve anlatanbilen insan çözüm ve sorunsuzluk konusunda katkısı olan insandır. Bilginiz ve beceriniz olsa da çabanız olmadıkça organizasyonunuz için hiç bir öneminiz olmayacaktır. O yüzden çabalayan yani fedakarlıkla ve ciddi bir şuurla çalışan insan sistemin sürdürülebilirliği için vazgeçilmezdir.

Gelmek istediğimiz yerse artık ortadadır. Mevcut durumu iyi bir analizle ortaya koyarak olması durumu tarif edip kurumsal olgunlaşma ile o amaca doğru tüm unsurlarımızla gelişimi desteklememiz gerekmektedir. Gerçek sorunların tespit edilip olması gereken durumların örnek alınıp gerekli geliştirmelerin yapılması kalıcı çözüme giden ilk yoldur. Sistemin iyi ve doğru araçlarla, hafızayı güncel ve geleceğe aktarabilir duruma geldiği anlaşıldığından kaliteli işler için kaliteli insanlara zaman ve kaynak ayrılabilir ve döngü bu şekilde verim alınacak şekilde idame ettirilebilir.

2023 hedefleri için yenilikçi projelere ve projecilere ihtiyaç var

31 May

1 PMI TR’ın her yıl PM SUMMIT markası altında geniş katılımlı olarak düzenledikleri  Proje Yönetim Zirvesi, “Projelerle Geleceği Şekillendirmek” temasıyla 12 Mayıs tarihinde Ankara’da Cer Modern’de gerçekleştirildi. BThaber’in de sponsorları arasında yer aldığı etkinlikte, proje yönetiminin bir zorunluluk ve meslek olduğu vurgulandı.
‘Proje Yönetim Zirvesi’nin açılışına katılan Orman ve Su İşleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sedat Kadıoğlu, STK’ların önemine vurgu yaparak “STK’lar ne kadar güçlüyse ülke de o kadar güçlüdür” ifadesini kullandı. Kadıoğlu, proje ve proje yönetimi kavramına değinerek “Projelerin hazırlanması gerekiyor. Uygulamaya geçmesi de devamlılığı açısından çok önemli. Zaman, iş ve para yönetimi bir arada yapılabilirse başarılı olunabilir. Orman ve Su İşleri Bakanlığı olarak her yaptığımız çalışmayı projelendiriyoruz” şeklinde konuştu. PMI Türkiye PM SUMMIT Proje Yöneticisi Meliha Bayrak, “Geleceği şekillendirmek; tüm zamanların proje ve mirasına doğru çıkılan bir yolculuktur. Bizler, proje yönetim dünyasının geçmişten geleceğine doğru uzanan bu yolculuğa sizlerin katılımlarıyla çıkıyoruz. Bu yolculukta bilgi ve birikimlerimizi paylaşıyor, elde etmiş tecrübelerimizi aktarıyor ve yeni nesil yönetim bakış açısıyla geleceği projelerle ele alıyoruz” dedi.

2Proje paydaşlarımızın arasında buzdolabındaki domates de olacak!
PMP Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Kurtoğlu, nesnelerin internetinin ve büyük verinin proje yönetimini çok etkilemeye başladığına dikkat çekerek “Gelecekte proje paydaşlarımızın arasında buzdolabındaki domates de olabilecek; ondan gelen veriyi alabileceğiz. Her şeyin birbirine bağlı olması projelerimizi de etkiliyor. Projeleri tek tek ele almaktansa, bir bütün olarak yönetilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Projelerin insana dönük olması çok önemli” açıklamasını yaptı. SPL Grup CEO’su ve PMI Fellow Aaron J. Shenhar, ‘Gelecek Burada – Proje Yönetimini Yeniden Şekillendirmek’ başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Projelerin bugün çok daha karmaşık olduğunu aktaran Shenhar, üç yeni elementi; strateji, liderlik ve inovasyon olarak adlandırdı. Proje Yöneticisi ve StratejistLevent Erkan, konuklara “Dünyanın en büyük insani krizinin merkezindeyken sizlere ihtiyaç var!” şeklinde seslendi.

Geleceğe hazırlanmak yaratıcılık yönümüzü geliştirmekten geçiyor
‘2023 Vizyonuyla Gelecekteki Proje Yönetimi Stratejilerimiz’ panelinin moderatörlüğünü, ‘PMI Turkey Chapter’ Ankara Şube DirektörüEmre Alıç gerçekleştirdi. Panele; Avrupa Birliği Bakanlığı, Proje Uygulama Başkanı Bülent Özcan, Havelsan Süreç Yönetim MüdürüZeynep Arzu Çelik, Aselsan Bilgi Teknolojileri Direktörü Fatih Bilgi ve Türksat Bilişim İş Geliştirme ve Proje Yönetim DirektörüÖmer Faruk Çöllüoğlu katıldı. Özcan, dünyada önemli bir aktör olabilmek için Türkiye’nin kendine bir yol haritası çizmesi gerektiğini belirterek “İddialı hedeflere ulaşmak için yapısal dönüşüm gerekiyor. Türkiye önümüzdeki 10 yılda çok daha fazla proje konuşacak. Türkiye’nin proje kültürü açısından değişime ihtiyacı var. 2023 hedefleri için taklit değil, daha yaratıcı, yenilikçi projelere, dolayısıyla projecilere ihtiyaç var. Hâlâ proje uzamanı ihraç edemiyoruz!” açıklamasını yaptı. Stratejik planlamanın Havelsan için büyük önem taşıdığını kaydeden Çelik, savunma sanayinde hedeflere ulaşmak için iş birliğine ihtiyaç olduğunu vurgulayarak “Milli teknolojileri geliştirmek çok önemli. Her zaman bir adım daha önde olmalıyız. Üniversite – sanayi iş birliği büyük önem taşıyor. Türkiye’nin genç nüfus oranı hepimiz için fırsat. Bizi bekleyen projelerle deneyimli proje yöneticileri sayesinde başa çıkabiliriz” dedi. Bilgi, BT projesinin BT’den çok süreci ilgilendirdiğine dikkat çekip proje tarifleri başarısız olduğu için BT projelerinin başarısız olduğunun altını çizdi. Projelerin basit ve hedefe yönelik olması gerektiğine vurgu yapan Bilgi, “Basitleştirin, karmaşıklaştırmayın! Basitlik ve yalınlık daha iyi yönetim süreçleri için çok önemli” ifadesini kullandı. Türksat’ın BT tarafında entegratör görevi gördüğünü belirten Çöllüoğlu, “Değişime adapte oluyorsanız, zaten geç kalmış oluyorsunuz. Ülke olarak proje yönetiminde farkındalığımız var mı? ‘Proje Yönetimi’ ders olmalı, proje yönetimi artık bir zorunluluk ve bir meslek. İyi işler iyi ekiplerle ortaya çıkıyor” değerlendirmesini yaptı. Alıç, “Yönetebilmek için önce ölçmek gerekiyor; tüm çalışmalarda tehdit ve fırsatları yönetmek için teknolojiyi araç olarak kullanmak lazım” ifadesini kullanarak “Geleceğe hazırlanmak yaratıcılık yönümüzü geliştirmekten geçiyor” dedi. Projectivity Solutions Şirketinin CEO’su ve Başkanı, PMI Silikon Vadisi Bölümünün Kurucusu Phil Bristol da yaptığı konuşmada; proje yönetimi ofislerinin başarısızlığına sebep olan nedenler arasında sabit fikirliliği, ‘proje polisi’ olmayı, ölçümleme yapmamayı sayarken bir liderin marifetini de; motive etmek, ilham vermek ve çözüm üretmek olarak açıkladı. Tüm gün süren etkinlikte; paneller ve çalışma atölyelerinin yanı sıra proje yönetiminde gelecekte kullanılması muhtemel yöntemler ve eğilimler de ele alındı.

 

Kaynak: http://www.bthaber.com/kamu/2023-hedefleri-icin-yenilikci-projelere-ve-projecilere-ihtiyac-var/1/18080

PROFESYONELLERİN SIRRI

29 Oca

İşinizi yapmayı en çok ne zaman seversiniz? İşinizi sevmek her ne kadar değişen koşullar ve yorucu çalışma temposunda aklınıza çok sık gelmeyen bir kavram olsa da yaptığınız işe devam etmeniz ve başarılı olmanız aslında bu kavramdan geçmektedir. Öyle ki çoğu tecrübe kaynağının aktardığına göre 3 temel unsur yaptığınız işlerde sizi başarıya götürecektir; “Bilgi”, “Beceri” ve “Performans”. Aslında bu 3 temel kriter hem bir birleriyle ilişkili hem de kendi içlerinde başarıyı getiren detayları içeriyor. Bu detayları sebepleriyle anlamak da başarı için zorunlu bir süreçtir.

Öncelikle bilgiyi konuşmak gerekirse bilginin her şeyin temelinde ve her karar anının arka planında olduğunu görmezden gelemeyiz. Öyleyse sağlam işler ve doğru kararlar için doğru, tam ve tutarlı bilgiye sahipsek doğru kararlar verebilir başarılı olabiliriz. Peki, bilgiye sahip olmak, bilgiyi kullanmak ve yönetmek ne kadar kolay? Şüphesiz bilgiye sahip olmak için tecrübe etmek ve öğrenmek gerekli fakat başka tecrübe ve bilgi birikimlerinden yaralanmak daha kolay bir yol. Bu nedenle çok fazla tecrübeye sahip, bilgi birikimi olan toplulukların paylaşımıyla üretilen standart ve en iyi uygulamaların benimsenmesi ve uygulanması bilgiyi kullanmak adına güzel yollardan birisidir diyebiliriz.

Peki, beceri olmadan sahip olduğunuz bilgiyi kullanabilir misiniz? Bu her şeye sahip ve her şeyi bilecek imkâna sahip kişi ve organizasyonların üzerinde en çok düşündükleri, en çok yatırım yaptıkları konudur. İşinizde çok iyisinizdir, bu yeteneğiniz sizi bazı üst pozisyonlara taşımıştır fakat bilgiyi kullanma, iletişimi sağlama ve yönetimi sağlama beceriniz gelişmemiş ise çoğu şey eksik kalır veya yanlış ilerler. İşte bu nedenle çoğu kurumsal firma yöneticilerine bu konularda eğitim aldırmayı tercih eder. O zaman beceriyi kendimizde aramamız normal ve bu yolu da denediysek farklı yollar da bizi becerikli yapabilir mi? Bunun cevabı aslında yine çoğu zaman bir anda kendimizi bulduğumuz bilgi birikimi kılavuzlarında. Yani o kılavuz ve standartlara baktığınızda şunu görürsünüz; “Bir süreci yürütürken kullanılacak girdiler ve üretilecek hedef çıktılar vardır, hedef çıktıları elde etmek için girdileri işleyeceğiniz doğru araç ve teknikleri seçerek hızlı, kolay, doğru ve sağlıklı süreçler yürütebilirsiniz.” Bunu da öğrendiğimizi kabul edersek bize bu standartlar tarafından önerilen araç ve teknikler sahip olduğumuz bilgileri işleyeceğimiz bize beceri kazandıracak yardımcı unsurlardır diyebiliriz. Hatta gelişen teknolojiyle bilgi teknolojileri ürünleri yani yönetim bilgi sistemleri yazılımları neredeyse yeteri kadar becerikli olmamızı sağlayabilir diyebiliriz.

Tüm bunlar tamam ama sahip olduğunuz bilgileri becerilerinizle kullanıyorsunuz ama etkin olamıyorsanız hala eksik olan şey nedir? İşte bu noktada her şeyin üstünde ama her şeyin canlanmasını sağlayarak etkinlik katacak unsura, performansa sahip olmamız gerektiğini söyleyebiliriz. Bilgiye erişmek, beceriye sahip olmak çok kolay olmamalıdır hatta bilgi ve beceriye sahip olan kişinin başarı için önünde çabalaması, ilerlemesi ve engelleri aşması gerekecek uzun bir yol vardır. Bu uzun yolun mümkün olduğunca kısa sürmesi ve kolay geçilebilmesi için de performans göstermek yani çalışmak, konuşmak, dinlemek ve anlatarak ikna etmek gerekecektir.

Başarı için temel kriterler olarak anlattığım bu üç temel kriter artık yeni yapılan araştırmalar ve literatür çalışmalarıyla Yönetişim kavramı içerisinde hayat buluyor. Her konuda yürütülen çalışmalarda ayrı bir yönetişim yapısı söz konusu olabilirken tüm sektörleri ve çalışmaları kapsayacak şekilde yürütülen tüm projeler ve yönetilen kurumlar için Proje Yönetişimi ve Kurumsal Yönetişim kavramlarını artık daha fazla konuşmaya başlıyor ve altlarını her geçen gün daha çok dolduruyoruz.  Tam anlamıyla bizim için yönetişim, sahip olunan bilgi birikimiyle yazılmış kuralların oluşturduğu bir organizasyonda, becerileri geliştirilen insanların sürdürülebilir performanslarıyla başarılı işler gerçekleştirmesidir. Bu ifadenin ideal düzeye gelmesi için geçilecek aşamalar olduğu da aşikârdır. Bilgiye, beceriye sahip olma, beceriyi geliştirme ve performansını doğru şekilde kullanarak artırma konuları bir organizasyon için planlanması ve sistemli bir şekilde aşamalar halinde yürütülmesi gerekli konulardır. Yönetişim kavramının ideale yakın yerlerde uygulandığı yapılarda; tanımlı iş süreçleri işletilmekte, öğrenen, kendini kontrol eden ve sürekli gelişimle önleyici, düzenleyici çalışmaları yapan sistemler çalışmaktadır diyebiliriz.

Yönetişim kavramının her faaliyet alanı ve detayında, yürütülen işler için entegre bir aktivite olduğu düşünülürse proje veya iş yönetimi süreçlerinde gereksinim, zaman, maliyet, risk ve iletişim süreçlerinin etkin yönetildiği kabul edilebilir. Fakat etkin yönetimin, insanoğlunun hafıza ve kabiliyet limitleri içerisinde tam anlamıyla sağlanması, büyük, karmaşık ve zor işlerde geleneksel yöntemlerin çaresiz kalabileceğini kabul etmemiz gerekir.

Bu nedenle kazanılmış tecrübelerle oluşmuş bilgi birikimi ile tasarlanmış, teknolojinin sunmuş olduğu nimetlerle size üstün beceriler kazandıracak ve hızlı çalışmanızı sağlayacak bir yazılım, araç olarak işinizi kolaylaştıracak, düzenleyecek ve başarılı olmanız için gereken yardımı size sağlayacaktır.

Sonuç olarak; bizler her ne kadar işimizi severek yapıyor olsak da işimizi, en çok yaptığımız işler kolaylaşınca severiz. Kolaylaşan işler bize başarıyı getirir. Bu nedenle de sahip olduğu unsurları doğru yerde ve doğru şekilde kullanarak başarılı olan kişiler, profesyonellerdir. Ve profesyonellerin sırrı doğru araç ve gereçlerle yapılacak işi kolaylaştırmaktır.

Emre ALIÇ, PMP

Profesyonel Proje Yöneticisi